Yazar -  Süha Uyar
 
Geçmiş dönem bakanlarımızdan sevgili Bahattin Yücel Boğaz’da yapılan tekne turlarında herhalde Araplara şirinlik olsun diye kullanılan yapma devenin yanlışlığında dikkatli olması gerekenlerin dikkatlerini çekmiş. İnşallah sorumluların dikkatleri varsa sayın Yücel’in haklı uyarısı yeterli olacaktır.
Deveyi düzeltirken, şovu da yemekleri de içkileri de servisi de iskeleyi de tuvaletleri de can yeleklerini de düzeltmeyi umarım   unutmazlar. 
Bahattin Bey’in itiraz ettiği deve iyi ki kanlı canlı bir deve değil, öyle olsaydı bu saydığım yanlışlar nedeniyle turistlerden utanır daha ilk turda ya Boğazın sularına atlar intihar ederdi ya da bu tekneleri organize edenleri suya atar gebertirdi. 

 
Şimdi gelelim Boğaz’ın diğer iki devesine:
 
Birincisibu dandik deve. İkincisiyse 01.01.2017 de hepimizi fazlasıyla üzen ve dünyaya rezil eden 39 kişinin hayatını kaybettiği 70 kişinin de yaralandığı katliamsonrası kapanan ve çeşitli nedenlerle tekrar açılmayarak kaderine terk edilen Reina’nın deprem geçirmişçesine pis, perişan, yıkık, rezil hali.Bu da Boğaz’ın ikinci devesi ve önünden her gün geçen yüzlerce turist,rehberlerine soruyor:
 
 
       “Aa! Buraya ne olmuş neburası, niye böyle?” Bizim rehberler uyanık ve o soruyu soran turistlerin bu güzelimşehirde çektikleri nedeniyle bir daha İstanbul’a gelmeyeceğinin bilincinde oldukları için güvenle cevaplıyor.
 
       “Efendim restorasyonda bir iki ay içinde yepyeni bir hal alacak.Bir dahaki gelişinizde burada gayet güzel yer içereğlenirsiniz…”
Ortaköy’deki deveyi geçip az ötede Kuruçeşme’ye gelince hop karşımızda üçüncü deve yaniGalatasaray Adası veya diğer adıyla Su Ada harabesi çıkıveriyor. Turistler tekrar soruyor:
 
       “Aa! Buraya ne olmuş ne burası, niye böyle?” Bizim rehberler uyanık ve o soruyu soran turistlerin bu güzelim şehirde çektikleri nedeniyle bir daha İstanbul’a gelmeyeceğinin bilincinde oldukları için güvenle cevaplıyor.
 
       “Efendim burası da restorasyonda bir iki ay içinde yepyeni bir hal alacak. Bir dahaki gelişinizde burada da gayet güzel yer içer eğlenirsiniz…”
 
Ey! Çok çalışkan Belediye Başkanları şu harabeleri kamufle etmek çok mu zor. Kara tarafını kamufle etmişsiniz peki deniz tarafını niye yapmadınız? Sevgili meslektaşım yeni Bakanımız sayın Ersoy, İstanbul’un Belediye Başkanlarına emanet edilmeyecek kadar değerli olduğunu benden iyi biliyorsunuzdur. Şu develere bir el atıver de ele güne rezil olmaktan rehberleri de  zoraki yalan söylemekten kurtar.
 
Yıllar oldu her geçen gün develerimiz artıyor ve bir türlü eksilmiyor.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )