Yazar - FEYZİ AÇIKALIN
 
 
Turistin ne denli para harcadığı ile eşdeğer bir anlayışla olmaz bu işler!
 
Son yılların kötü giden turizm sezonları, tur operatörleri ile olan pazarlıkta el zayıflatmıştı.
 
Nitekim turizm pastasının, hiç olmazsa tabaktaki kalıntılarını tırtıklayabilmek için fiyat indirimine gidilince, sorunun "nicelik" kısmı halloldu.
 
Niceliğin yani bir anlamda "çokluğun" beklenen yaran getirmediği görülünce, bu kez "nitelik" tartışılır oldu.
 
Turizm bakanından başlayarak her turizm önde gideni artık nitelikli turiste yönelmenin gerekliliğinden dem vurmaya başladılar.
 
Sıradanlığın, vasatlığın amentü kabul edildiği bir ülkede. ..
 
Ayağını denize sokmamışların, 'Turist bundan hoşlanır" diyerek tapon, merdiven altı arzı dayattığı bir coğrafyada...
 
Akdenizli olmamaya yeminlilerin göçüyle şekillenmiş kıyı yerleşimlerinde. ..
 
Nitelik kelimesi aslında turizm esnaf jargonundaki "kalitelinin zarif söylenişidir.
 
Nitelik, onun geleneksel tanımını edinmişlerin, ziyaret ettikleri yörede bu davranışları hangi ölçekte sürdürdüğü ile ölçülmez.
 
Nitelik ya da kalite, basitçe turistin ne denli para harcadığı ile eşdeğerdir.
 
Turist, 'düşman' olunca!
 
Tanımların nasıl yorumlandığından bağımsız olarak, turizmden gelir elde etmeyi bekleyen her kesimin, başta esnaf olmak üzere Batılı turiste gereksinimi vardı.
 
Ve de o turist, siyasi iktidarın ince iktidar hesaplan içinde "düşman olunması gereken(!)" Batı Avrupalıydı.
 
Yoğunluklu top ateşine tutulan, sövülüp, hakaret edilen strateji oyunu düşmanı Batılı, ete kemiğe bürünüp turist olarak ülkemizi tercih etmeyince, bu kez ehveni şerlerc başvuruldu.
 
Onlar, asgari ücretli Rus devletler topluluğu bireyleri, Ortadoğulular ve dahi özbeöz Anadolululardı.
 
Devletin sektörün içinden atadığı bakan aracılığıyla yeni modeller arayışına giren turizmde, ne yazık ki tanımlar hâlâ toptancı anlayışla yapılıyor.
 
Slogana indirgenmiş çözüm modelleri sanki Türkiye'nin her yöresine uygunmuş gibi dağıtıma giriyor.
 
Karartma kıyıları Nasıl Karadeniz bölgesi Ortadoğu yoğunluklu, Kapadokya (ne yazık ki, artık!) Çin ve Malezya kökenli konuk alıyorsa, aynı kaba konmak istenen
 
Bu tür turizm içinde ilginç çelişkiler de barındırır.
 
Ana cadde kaldırımında, kadınların kara çarşaflı erkeklerin ise parmak arası terlik ve şortla dolaştığı bir grubun, alışverişe bikini ile çıkmış Slav güzeli ile çarpışması an meselesidir.
 
Akdeniz kıyı yerleşimleri de aslında ayn telden çalıyor.
 
Belek, Kundu gibi özel tahsis alanlarındaki, yörenin yerleşiklerine dokunmayan, steril (!) tesisler; Fethiye, Alanya gibi içinde yaşamın olduğu şehirlerden çok daha başka planlama gerektiriyor.
 
Seçimlerde, aynı Amsterdam'ın "Red Light Districf'i gibi kırmızı alanlarla belirtilip, zaman içinde kapkara olması için özel planlar üretilen kıyı turizm yerleşimleri konumuz...
 
Göç ettiği Anadolu topraklarındaki yaşantısını sürdürmekle kalmayıp, bir şekilde hemhal olduğu turizme alışkanlıklarını da yansıtan insanımızın; ve bilfiil o turizm şehrinin kırsalından merkeze bir plan gereğince taşınmış lümpen proleterin şekillendirdiği ya da hizmet verdiği turizmden bahsediyoruz.
 
Bu tür turizm içinde ilginç çelişkiler de barındırır.
 
Ana cadde kaldırımında, kadınların kara çarşaflı (türban değil) erkeklerin ise parmak arası terlik ve şortla seğirttiği bir Ortadoğu kökenli grubun, alışverişe bikini ile çıkmış Slav güzeli ile çakışması an meselesidir.
 
Türbanlı servis vs. 'mini'li servis Şehir halkı ya da yöneticisi, "modifiye şahin" arabalarına binerek şehre gelip, tatil beldesine uygun olmayan davranış sergileyen eril grubu eleştirir.
 
Diğer yandan, Anadolu'nun bağrından kopup gelmiş küçük esnaf, anılan grup ile alışveriş ölçeğinde buluştuğunda kendi "milli ve yerli turizmini" yarattığını zannedip gurur duyar.
 
Geliri arttığı ölçüde, dövize bağımlı olmadığı iddiasını dillendirir.
 
En ilginci arabalarının kaporta ya da camlarında Reisçi, muhafazakâr, Müslüman, milliyetçi Türk ibareleri taşıyan yabancı plakalı arabalılardır.
 
Kolları dövmeli, kispet şortlu bu delikanlılar sabaha karşı gittikleri bir eğlence yerinde Türklere hakaret ettikleri gerekçesiyle yabancılarla kavgalar çıkanp, bir de üstüne ajitasyon yaparak âleme ders verirler.
 
Caddenin bir yanında türbanlı genç kızların servis verdiği kafeler yer alırken, hemen karşısındaki kaldırımda, elinde mönüleriyle süper mini şortlu genç kızlar bir başka profile hizmet vermeye hazırdır.
 
Meşrubat cirolarının alkollü içki satışlarım geçtiği, alkolsüz hizmet verdiğini tam sayfa ilanla belirtmek durumunda kalan işletmelerin var olduğu şehrin önceliği, artık nitelikli turist değildir.
 
Ezcümle; nitelikli, kaliteli ya da üst gelir grubu turiste hizmet etmek, başta eleştirdiğimiz bakanlık uygulamasının aksine, içinde turizm yapılan şehirlerde topyekûn bir anlayışı gerektirir.
 
Şehrin sahip olduğu değerleri koruyan, hizmet sunarken popüler kültürü değil geleneksel olanını tercih eden, turistin bir gelir kapısı olması yanında, başka halklarla etkileşim zenginliği getireceğini de hesap eden düşünce kendiliğinden o aranan "yükselmeyi" de getirecektir... (Cumhuriyet Pazar)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )