Yazar - BAHATTİN YÜCEL
 
 
12 Eylül darbecileri güvenlik kaygısının ardına saklanan her yönetimin yaptığı gibi,  anlamsız yasaklarla ülkeyi yönetmeye çalışıyorlardı.
 
Bizim şirketten araç kiralayan herkesin kimlik bilgilerinin listelenerek, her gün en geç saat 19:00 da Gayrettepe’ye imza karşılığı teslimi istenmişti.
 
Uygulama bir yıldan daha uzun sürdü.
 
1983 seçimlerinin ardından bilgi göndermeyi durdurduk. Tanıdığım bir Polis müdürüne gönderilerin ne yapıldığını sorduğumda gülerek; bir sure sonar uygulama gevşedi,  yanıtını verdi.  Listeleri saklayacak yerlerinin olmadığını  da ekledi.
 
Geçtiğimiz günlerde UKOME  “Uber” ile mücadele gerekçesiyle, İstanbul’daki seyahat acentelerinin 1618 sayılı yasa ve yönetmelikten doğan haklarını kullanmalarını engelleyen, -doğrusu gaspeden- yasadışı bir karar aldı ve kolluk gücü yardımıyla, hızla yürürlüğe soktu.
 
7 kişiden  az yolcu sınırlaması ve 12 saat öncesinden yazılı bildirim zorunluğu getiren bu kararı  gazetelerde okuyunca, 12 Eylül dönemi anılarım aklıma gelmedi değil.
 
Neyseki,  bu saçma karar kısa surede değiştirildi ve yasal dayanağı olmayan “yasak kapsamı”  daraltıldı. TÜRSAB Yönetimi bu gelişmeyi geri adım olarak niteliyor..
 
Oysa temsil ettikleri meslek grubunun; 1972 yılında çıkarılan 1618 sayılı yasa ile yönetmeliklerden doğan ticari işlem haklarının gasp edildiği ortadaydı. Yasal dayanağı bulunmayan bu karara karşı yargıya başvurarak; uygulamanın durdurulmasını pekala sağlayabilirlerdi.
 
Kanımca “bir hak ihlalinin önüne geçtik”lerini vurgulayan bir açıklama daha uygun düşecekti.
 
Yönetim bir hataya daha düşüyor. Açıklamalara bakılırsa; ileride bu tür yanlış uygulamaların önüne geçmenin yöntemi; TÜRSAB’ın UKOME’de temsil edilmesiymiş.
 
Konuya ilişkin olarak İstanbul’unseçilmemiş , parti içi bir kararla bu göreve tayinle gelen B. Ş. Belediye Başkanı ne diyor?
 
"Bu konuda turizmciler haklı olarak sitemde bulundular.  Böyle olunca 7 yolcu sınırlandırmasını ortadan kaldırdık. Yine 12 saat öncesinde bildirme ile ilgili kararı kaldırdık .Dolayısıyla bu son aldığımız karar,  Uber'e yeşil ışık yakıldığı gibi algılanmasın.  Her halükarda turizm yolcu taşımacılığı belgesiyle Uberişi yapanlar tespit edildiği anda belgeleri iptal edilecek."
 
İstanbul'un turist olarak en yoğun zamanını yaşadığını ve turizmcilerin yaşamış olduğu sıkıntıyı giderme adına, sayı ve saat sınırlandırmasında düzenlemeye gittiklerini kaydeden Uysal, "Turizm yolcutaşımacılığı belgesiyle Uber ve korsan taşımacılık yapılamaz. Bu tür işlere müsaade edilmeyecek. Herkes aldığı belgeye gore hareket edecek. Başka birşey yapamayacak,” mış..
 
UKOME’de;  İBB dışındaki devlet kuruluşlarının İstanbul’daki temsilcilerinin, örneğin Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nün de yer aldıklarını sanıyorduk. Oysa Uysal’ın konuşmasına bakılırsa; seyahat acentelerinin taşıma belgelerini istediği zaman iptal edecek kadar yetkiliymiş  Başkan.
 
Hatta Başbakan’I SayınYıldırım’a göre; Uber’I yasaklama kararının ardında; kimsenin havadan para kazanmasına izin vermeyecekleri gerekçesi varmış.
 
Kanımca Türsab Yönetimi bu tür kurullarda –güçlü davranabilmek adına- koltuk istemek yerine seyahat acentelerinin mesleki çıkarlarını, ülkemizde; başta 1618 sayılı olmak üzere mevcut diğer yasalar, yönetmelikler ve uluslararası normlara uygunluk açısından savunmalıdır.
 
Kuşkusuz Türsab’ın görevleri arasında –diğer meslek kuruluşları gibi-hükumete muhalefet etmek yoktur.
 
Ama durum üyelerinin haklı oldukları alanlarda çıkarlarını sonuna kadar sesini çıkararak savunmasına engel değildir.
 
 
TurizmGazetesiokurlarının ŞekerBayramlarını, ülkemizin en kısa zamanda bir bayram yerine dönmesi umuduyla kutluyor, esenlikler diliyorum.BY
 
 
 
 
 
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )