Alper Eliçin
 
 
Her-şey-dahil (all inclusive) konsepti, sadece turizm sektöründe faaliyet gösteren kişilerin bildiği bir sistem değil. 
 
Hayatında bir kere bile olsun tatile çıkmış herkes bu konsepti duymuş veya görmüştür. 
 
Türkiye’nin de Akdeniz ve Ege sahil şeridindeki konaklama tesislerinin büyük çoğunluğunda uygulanan bu konsept, tatile çıkacak kişilerin önündeki bütçe belirsizliklerini büyük oranda ortadan kaldırdığından, çok tercih ediliyor. Söz konusu konseptin pek çok varyasyonları da var. 
 
Peki bu konsept ne zaman, nerede ve nasıl çıkmış?
 
Hikaye 1936 yılında İngiltere’de Billy Butlin isimli bir kişinin Linconshire’da Butlins Holiday Camp adı altında bir tatil köyü kurmasıyla başlıyor1. 
 
Burada amaç, görevleri gereği asker ve sivil olarak dünyanın değişik yerlerinde görev yapan ve vatan hasreti çeken Britanyalılar’a anavatanlarında, orta gelir gurubuna uygun tatil olanağı sunmak. 
 
Daha sonra araya İkinci Dünya Savaşı giriyor. 
 
Savaştan sonra, havacılığın gelişmesi, özellikle jet uçaklarının piyasaya çıkması, Britanya toplumunun refahının savaşın bitmesiyle artması ve tabana yayılmaya başlamasıyla, Butlin 1949 yılında herşey dahil konseptine göre çalışan tatil köylerini Karayipler’e de taşımaya karar veriyor. 
 
Karayip’lerde ilk tatil köyünü de Şubat 1950’de Grand Bahama’da açıyor.
 
Aynı yıllarda Club Med’de de benzer bir çalışma var. 
 
Savaş sonrası Fransa’da işçi sendikalarının iki hafta tatil hakkını her çalışan için kazandığı bir dönem. 
 
Bu kişilerin tatil gereksinimlerini karşılamak isteyen Belçikalı girişimci Gerard Blitz, her-şey-dahil konseptiyle Club Mediterranee’yi kuruyor (Club Med). 
 
Bir su topu oyuncusu olan Blitz, Club Med’leri hayalindeki utopik bir olimpiyat köyü düşüncesine göre oluşturuyor2. 
 
Onun da ilk girişimi 1950’de. Çadırlardan oluşan ilk tesis 1950 yazında İspanya’da Majorka’da açılıyor.
 
Ancak, herşey dahil konseptinin asıl yayılması 1960 ve 1970’lerde Butlin’in 1950’de gittiği Karayip’lerde oluyor. 
 
Konsept daha da geliştiriliyor, yavaş yavaş daha üst gelir guruplarına hitap eder hale getiriliyor. 
 
‘Ne istersen ye, ne istersen iç’ yaklaşımı da bu yıllarda tam olarak konsepte dahil ediliyor. 
 
Karayip’lerden sonra Doğu Asya’da da bu tür tesisler ortaya çıkmaya başlıyor.
 
1981’de Jamaika asıllı Gordon Stewart’ın kurduğu Sandals Resort, 1981’den itibaren bugün anladığımız anlamda  herşey dahil konseptini oluşturarak ‘ tesiste kalınan sürede sınırsız yemek, içki ve eğlence, sıfır sürpriz ekstra’ sloganıyla ismini duyuruyor. Buna rağmen Gordon Stewart’ın all-inclusive konseptinin yaratıcısı olduğu konusunda bir iddiası yok. 
 
Buraya kadar yazılanları özetlersek, her-şey-dahil konsepti ilk İngiltere’de, daha sonra Fransa’da icat edilmiş, Karayip’lerde yaygınlaşmış ve gelişerek bugün gördüğümüz yapıya kavuşmuştur. 
 
Peki bu konsept Türkiye’ye ne zaman gelmiş, kimler tarafından geliştirilmiştir?
 
28 Mayıs 2020 tarihinde Sözcü Gazetesi’nde Sayın Serpil Yılmaz’ın yazdığı makalede ‘turizmde herşey dahil sisteminin mucidi olarak bilinen MagicLife zincirinin kurucusu Dr. Cem Kınay…’ diye bir cümle geçiyordu. 
 
Geçmişte de benzer ifadelere pek çok haber ve makalede yer verildi. TUI’nin web sitesi’nin MagicLife bölümü incelendiğinde ise, 1990 yılında her-şey-dahil tatil köyü fikrinin Viyana’da doğduğu iddiası yer alıyor. 
 
Sayın Cem Kınay’ın linkedin’deki özgeçmişine baktığımızda ise ‘MagicLife Oteller, Avrupa’daki ilk herşey dahil otellerinin geliştiricisidir ve Dr. Cem Kınay tüm bu otellerin Türkiye, Yunanistan, İspanya, Tunus, Avusturya, Mısır ve Bulgaristan’daki geliştiricisidir. 
 
2004’te şirketi TUI gurubuna satmıştır’ diye bir açıklama göze çarpıyor.
 
Bu bilgilerin önemli bir kısmı yanlış. 
 
Yukarıda değindiğimiz gibi konseptin çıkışı İngiltere. Daha sonra yayılması Club Med vasıtasıyla Avrupa, Billy Butlin vasıtasıyla Karayipler’e yayılmış. 
 
İlk otel uygulaması Jamaika’da Sandals Resorts tarafından 1981 yılında. Yani 1990 yılında Viyana’da icat olunan bir şey pek yok gibi. 
 
Olsa olsa dünya turizmini yakından takip eden iki ortak Sayın Cem Kınay ve Sayın Oğuz Serim’in bu sistem hakkında bilgileri ve ilgileri var.
 
Peki bu konsepti Türkiye’ye kim getirdi?
 
Türkiye’de ilk uygulamayı boncuk sistemiyle 1967 yılında Club Med’in başlattığı konusunda sanırım herkes hemfikirdir. 
 
Daha sonra Kemer’de Turtle Club da ismini koymadan, bu sistemi uygulamaya koymuştur. 
 
1986’da Marco Polo da bu uygulamaya geçiyor. 
 
1990’lı yılların ilk yarısında da MagicLife bu konsepti Türkiye’de uygulamaya başlamıştır. 
 
Konsepti iyice geliştiren, orta üst ve üst gelir gurubunu hedef kitle olarak belirleyen ve diğer turizm tesislerinden kalite ve fiyat anlamında farklılaştıran ise Enternasyonel Turizm’dir
 
1993 yılında o zaman Çukurova Gurubunun yüzde 100 iştiraki olan Enternasyonel Turizm’in, o günkü adıyla Robinson Club Maris adında, Marmaris Datça yolu üzerinde bir tatil köyü vardı. 
 
İşletmesi bir TUI iştiraki olan Robinson Club tarafından yapılıyordu. Ancak, tesisin yatırımcısı olan Enternasyonel’in bu tesisi, şirketin genel müdürü Sn Tavit Köletavitoğlu’nun vizyonu çerçevesinde altyapı ve işletme standardı olarak diğer Robinson Club’ların çok üstündeydi. O nedenle diğer Robinsonlar’dan farklılaşması, ayrı bir fiyat kategorisinde pazarlanması gerekiyordu.
 
Bu konuda Enternasyonel ve TUI arasında uzun görüşmeler, tartışmalar oldu. 
 
Sonuçta Robinson Club Maris’in ‘Select’ adı altında daha üst kalite bir sınıfa sokulması, bu bağlamda da her-şey-dahil modeline geçilmesi benimsendi. 
 
Hatta ‘all inclusive+’ olarak bilinen, başka her-şey-dahil tesislerin standardının üzerinde bir tesis olmasına karar verildi. 
 
Bu amaçla yapılacak yatırımları gözden geçirmek için 25-31 Ocak 1995 tarihleri arasında Club Robinson’dan Sn. Christoph Muth ve Sn. Thomas Fahl, Enternasyonel’igenel müdür yardımcısı Sn. Hasan Çağlayan ile birlikte Karayiple’re gitti.3 Meksika Cancun yakınlarındaki Tulum’da her şey dahil konseptiyle çalışan Robinson Club’da başlayan incelemeler, daha sonra Jamaika’da başta Sandals Resort olmak üzere bir kaç tesiste devam etti. Edinilen izlenimler 1995 kışı boyunca gerekli üstyapı düzenlemeleri ve hizmet prosedürleri/eğitimlerde kullanıldı. 
 
Bu amaçla 1995 kışında 6 milyon DM harcama yapıldı. 
 
Nisan 1995’te Robinson Club Maris Select, ‘all inclusive+’ olarak açıldı.4  Tesiste ithal şampanya ve motorlu ekipman kullanan su sporları ekipmanları dışında her şey fiyata dahildi.
 
Sayın Cem Kınay ve Sayın Oğuz Serim’in Türk ve dünya turizmine önemli katkıları olduğu yadsınamaz. Ancak herşey dahil’in mucidi Sayın Kınay değildir. Konseptin yaygınlaştırılmasına o zamanki ortağı Sayın Oğuz Serim ile birlikte büyük katkıları olmuştur.
 
TUI ise, konsepti 2004 yılında satın aldığı MagicLife’dan çok önce Tulum’da uyguladığının farkında olmadığı gibi, Türkiye’ye yeni bir anlayışla getirilmesindeki katkılarının da bilincinde değil. 
 
Çok alım satım, birleşme, yönetim değişikliklerinde şirket hafızası kaybolmuş anlaşılan.
 
herşey dahil kulüp tatili konsepti Viyana’da icad edilmiştir’, ‘Avrupa’da ilk all-inclusive otelleri ben geliştirdim’ gibi şehir efsanelerinin de bu yazı ile sona ereceğini ümit ediyorum.
 
The Sun Newspaper 18 Aralık 2017 article by Caroline McGuire
France Today 21 Ağustos 2014,  Club Med: The Story Behind the Iconic French Brand 
Hasan Çağlayan’ın Tavit Köletavitoğlu’na yolladığı 6 Şubat 1995 tarihli iç yazışma
Kapital Dergisi Eylül 2016,  Maris Nasıl Kimlik Değiştirdi?
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

(t u r i z m g a z e t e s i. c o m)