Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Gündeme geldiğinden beri tartışılan Tanıtma Ajansı’nın hergün yeni bir falsosu ortaya çıkıyor
Son falso 29 Aralık’ta yapılacak seçimler.
Yasaya göre Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulu seçimleri Türkiye’nin yedi bölgesinde, aynı günde yapılacak.
İlk günden beri her açıdan ‘Ben yaptım oldu’ mantığı ile yürütülen çalışmanın seçimlerle ilgili düzenlemelerinin her adımı konuyla
ilgili ilk günden dile getirilen itirazlara bir kez daha hak verdiriyor.
 
Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulu seçimlerine aday olmak için öyle ölçütler konmuş ki, aday olmak ve oy kullanmak deveye hendek atlatmak kadar zor.
 
Sayın Bakan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nı  ‘Sektör için tarihi önemde’ gördüğünü söylüyor.
 
Ama konuyla ilgili çalışmalarda sektörü sektörün kurum, kuruluş ve meslek örgütlerini dışladı.
 
1618 sayılı yasaya göre bakanlığı bağlı olan, kendisi ve sahibi olduğu firmanın da üyesi olduğu meslek örgütünü ve sektörün diğer kesimlerinin meslek kuruluşlarını nedeni hâlâ anlaşılmayan biçimde yok saydı.
 
Meslek örgütlerinin Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı yönetiminde yer almalarını önlemek için yasadan sonra yönetmeliğe ek maddeler kondu.
 
Bu da kendilerince ince ama ilk bakışta görülebilecek kabalıkta yapıldı.
 
Meslek örgütleri başkanları ‘Danışma Kurulu’ üyesi olarak atandı, arkasında yönetmeliğe danışma kurulu üyelerinin yönetim kurulu üyeliğine aday olamayacaklarına ilişkin madde kondu.
 
Bu da yetmedi.
 
Konaklama tesislerini temsilen Tanıtım Ajansı'nın yönetiminde yer almak için aday olacak kişiler, bulundukları bölgelerde Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan belgeli tesislerdeki toplam yatak kapasitesinin yüzde 10'unu temsil eden tesislerin imzaya yetkili kişilerin imzasıyla aday olabilecek.
 
Buna göre Akdeniz bölgesinden aday olmak isteyen bir kişi 48.569 yatak kapasitesini temsil eden tesislerden, imzaya yetkili kişinin imzasını alması gerekiyor.
 
Ege bölgesinden aday olmak isteyen biri 19.289 yatak kapasitesini temsil eden imzaya yetkili kişilerden, Marmara bölgesinden aday olmak isteyen bir kişi de 16.917 yatak kapasitesini temsil eden imzaya yetkili kişilerden imza alması gerekiyor.
 
Diğer bölgelerde de böyle.
 
Bu aday olmak isteyenler için
 
Bir de oy verme işi var
 
Oy kullanmak için Bolu'dan Trabzon'a, Hatay'dan Antalya'ya gitmek gerekiyor.
 
Zira, örneğin Marmara Bölgesi seçimleri İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılacak ya, oy vermek için; Balıkesir, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Edirne, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova’dan gelmek gerekir.
 
Akdeniz bölgesi seçimlerinde oy kullanmak için; Adana, Burdur, Hatay, Isparta, Kahraman Maraş,. Mersin, Osmaniye’den Antalya’ya gelmek gerekir.
 
Ege, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu  bölge seçimlerinde oy kullanmak için de durum aynı.
 
Oy kullanmak isteyen Bolu'daki Bakanlık belgeli bir tesis Trabzon'a, Hatay'daki bir kişi Antalya'ya, Hakkari'deki bir kişi Erzurum'a gitmek zorunda.
 
Bu durum kaçınılmaz olarak seçime katılımı düşürecek.
Bu Sayın Bakanın tarihi önemde gördüğü Tanıtma Ajansı’nın seçimler ile ilgili yönü.
 
Bir de Thomas Cook iflasından dolayı ilk belirlemelere göre 350 milyon Avro zarara uğramışken, ciro üzerinden katkı payı ödemesi
var.
 
Rakip ülkeler İspanya ve Yunanistan Thomas Cook olayından dolayı sektöre yüz milyonlarla ifade edilen hibe ve kredi desteği sağlıyor, istihdam vergilerini erteliyor.
 
Türkiye’de sektöre ‘İster zarar et, ister alacağını tahsil etme, bundan dolayı iflas et, beni ilgilendirmez yasaya göre sen ciro üzerinden katkı payı ödeyeceksin’ deniyor.
 
Tanıtma Ajansı’na katkı payı kesintisinin n "hukuk devleti", "eşitlik" ve "vergilerin yasallığı" ilkesine aykırılık oluşturan düzenleme olması nedeniyle yargıya götürülecek olması bir yana, bu dönemde bunları yapanların akıl sağlığından kuşku duyulur.
 

 

 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )