Yazar - MEHMET HAN ERGÜVEN  

İşin sırrını Alman ekolünde aramak gerekir dersem, bazı okurlarım biraz abarttığımı düşünebilir…
Almanya’da - yakından bildiğim ve takip ettiğim kadarıyla – birçok alanda olduğu gibi turizm alanında da Zukunftinstitut, Frauenhofer Institut,… gibi bir dizi araştırma-geliştirme (ARGE) kuruluşu çalışmalar yürütmektedir. Bu enstitüler gibi özel ARGE kuruluşları ile birlikte devlet üniversiteleri de ARGE hizmeti sunmakta ve bu bağlamda yaptıkları çalışmalar ya da akademik araştırmalar ile turizm alanında sektöre yön verebilmektedir.

TUI, Thomas Cook ya da Studiosus gibi tur operatörleri işlerini başarıyla yürütürken, adı geçen ARGE kuruluşları da bunlara ve sektörün diğer aktörlerine yol gösterme bağlamında yardımcı olmaktadır. Bu kuruluşlar; turizm sektörü için geçmişten geleceğe doğru bilgi, öngörü ve vizyon bağlamında köprü kurabilmektedir. Bir taraftan sürdürülebilir işletmecilik anlayışını yaşayıp yaşatırken diğer taraftan da yapılan yatırımlarda zamanın ritmine uyumluluğu ve verimliliği hedeflemektedir.

Gelecek ile ilgili öngörüler; tek tek fikirlerin değil, farklı disiplinlerdeki uzmanların bilgi ağına dönüşmüş görüşlerinin/çalışma çıktılarının üzerine inşa edilebilir. Frauenhofer Enstitüsü buradan hareket ederek geleceğin otel binasını araştırmış. Okuduğunuz bu yazının adı geçen çalışmaya “sadece” bir giriş niteliğinde düşünüldüğünü de burada paylaşmak isterim.

“Gelecek Oteli” Araştırma Projesi 2008 yılında tanıtılan “2020 için otel odası prototipi” ile bir araştırma laboratuvarı şeklinde Almanya Duisburg’ta başladı. O zamanlar sektör tarafından çok tartışılan fakat o dönem için oldukça yenilikçi olarak görülen birçok uygulama günümüzde dünya çapında birçok otel işletmesi tarafından hayata geçirilmiş durumda; örneğin LED ışıklandırma, wellness vahalarına dönüşen banyolar, otelin, misafirin ve çevredeki hizmetlerin bir ağ şeklinde olması, otel odasındaki teknolojik aletlerin/donanımların (televizyon, klima, minibar, güneşlik, müzik, ışıklandırma vb.) internet üzerinden kullanılabilmesi gibi. Diğer taraftan klasik resepsiyonu devre dışı bırakan, otomatik şekilde gerçekleştirilen check-in ve check-out işlemleri….

2008’de öngörülen yeniliklerin birçoğunun 2018 senesine gelindiğinde çoktan gerçekleşmiş durumda olduğunu görüyoruz… Frauenhofer Enstitüsü bu gelişmelerin devamında nelerin geleceğine kafa yormaya devam etmiş. 2016 yılına gelindiğinde, bir otel odasından daha fazlasını araştırmış, Geleceğin Oteli Araştırma Projesi’nin bir çalışması olarak “Geleceğin Otel Binası 2052” başlığı ve “Geleceğin Otel Binası için Vizyonlar ve Çözümler” alt başlığı ile bir araştırma yayımlamış.

Görülen o ki gelecek araştırmacısı Robert Jungk’ın 1952’de paylaştığı “Yarın bugündedir […] gelecek bugün başladı.” prensibinden hareketle Frauenhofer Enstitüsü, turizm sektörü için yine önemli bir araştırmaya imza atmış.

Enstitünün çalışmalarına tekrar dönülürse, “2020 sonrasında neler gelecek?” “2052’de bizleri nasıl bir dünya bekliyor?” gibi sorular yöneltilebilir.

Jungk’un düşüncesinden hareketle gelecek bugün başladı ise artan dijitalleşme ve ağ şeklindeki bağlantılar, sensör alanlarında yeni gelişmeler, nano teknoloji ve nörobilimdeki çözümler çok fazla şans ve imkân sunuyor.

Yazıyı fazla uzatmadan, geleceğin otel binasının nasıl olacağı konusundaki ipuçlarını aşağıdaki sorularla açıklamak isterim:
• Dünyamız 2052 yılına kadar nasıl bir değişim gösterecek?
• 2052 yılında otel binaları olacak mı?
• Otellerdeki değişimleri harekete geçirecek trendler ve itici etkenler neler olacak?
• Otel binaları için farklı yenilikler hangi alanlarda bir şans sunabilecek?
• Geleceğin otel binası nasıl görünecek?
• Geleceğin otelleri nasıl planlanacak, inşa edilecek ve işletilecek?
• Mekânlar nasıl değişecek, tasarlanacak ve kullanılacak?


Jungk’un da dediği gibi “… gelecek bugün başladı.” O halde turizmde daha fazla AR-GE kuruluşu kurmaya ve niteliklerini artırmaya ne dersiniz?…

 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )