Yazar - ZEYNEL KAYINOVA 
 

Hipotezlerin/Varsayımların (hayallerin)gözlem ve deneyler yapılarak ispatlanması (gerçeklere dönüştürülmesi) bilimin temelini oluşturur.
 
Yönetim de bir bilim ve sanat koludur.
 
Bu bilim ve sanat kolunu bir işletmenin yönetiminde bilimin elde edilmesi yol haritasından hareketle denersek bir konaklama işletmesinin geleceğini kazanması için kurduğu varsayımların/hayallerinin elde mevcut verileri inceleyerek ve kullanarak nasıl gerçekleştirir konusunu işletmenin ana parametreleri üzerinde  inceleyelim, hayalleri ve gerçekleri görelim. 
   
Bu incelemeye turizmin en önemli parametresi müşteri sayısı ve müşterinin kişi başı harcadığı paradan başlayalım.
 
 Turizmin genelinde hayaller bu yıl başında 36 milyon turist hedeflendi. Hâlbuki geçen yıl gerçekleşen turist sayısı 38.620.346 oldu. Hayaller gerçeklerin altında hedeflendi. Müşterinin kişi başı harcamasında hayaller bu yıl için 944 dolar tahmin edildi, geçen yıl gerçekleşen kişi başı harcama ortalama 681 dolar oldu.
 
Hayaller gerçeklerin çok üzerinde kaldı.
 
Her şey dahil sistemde ekstra harcama yaptırmak çok zordur.
 
Patron işletmelerinde hayallerin gerçekleştirilmesinde çalışanların işi çok zor olacaktır. İşletmelerin hayali %90-95 yüksek doluluk elde etmektir ama gerçekler bu doluluğu yakalamaya elverişli değildir.
 
Doluluklar 2017 de ortalama %60-65’i geçemedi.
 
Hayaller bu yıl ortalama %70-75. Normal şartlarda bu doluluk hayali gerçek hale gelebilir. 
 
İşletmelerin hayali odayı yüksek fiyat ile satmaktır. 2012 de Türkiye genelinde ortalama 115 avro olan oda fiyatı 2017 de ortalama 70 avro olarak gerçekleşmiştir.
 
Kayıp %60 civarındadır.
 
Otelcilikte en zor işlerden biridir düşen fiyatı artırmak.
 
2018 yılı için Türkiye genelinde ortalama 100 avroya çıkarmak büyük başarı olacaktır.
100 avroluk oda satış fiyatını elde etmek zor olsa da bu fiyatı hayal etmek ve onu geçekleştirmek için de çok çalışmak gerekecektir.                                                                                                                                     
İşletmelerin hayali ürün ve hizmetlerinde düşük maliyet yakalamak ve bu maliyet ile yüksek kar etmektir.
Bu formülün işlemesinde bazı faktörleri mutlaka dikkate almak zorunluluktur.
Bu faktörlerin en önemlisi kalite faktörüdür. Diğer bir faktör de ürün ve hizmetin alınması için ödenen paranın karşılığının tam olarak verilmesi durumudur.
Bu hayali gerçekleştirirken ana giderin en az %38 personel gideri, %27 si yiyecek, %3 ü de içecek gider maliyetinin tam uygulanması ile müşterilerin elde tutulması gerçekleridir.
Bu oranlara tam uymak kurumsal şirketlerde kolaydır ancak patron işletmelerinde durum bu oranların altında sürdürülecektir.                                                                                                            
İşletmelerin hayali bunlar iken işletmede çalışan personelin hayali işin gerektirdiği ücreti almak, kariyer yapmak, çalışırken yüksek memnuniyet ile çalışmak ve işletmede uzun periyotta çalışmaktır.
 
Gerçekler ise bu hayali yansıtmaz.
 
Her şey dahil sistemde nitelikli personel değil niteliksiz personel tercih edilir. Niteliksiz personel asgari ücretle çalışan ve devir hızı yüksek personel demektir. 
                                                                                
İşletmelerin hayali gelir düzeyi yüksek müşteri portföyü elde etmektir.
 
Yıllar bazında kişi başı harcamalardan gördüğümüz kadarıyla gerçekler bu hayali yansıtmamaktadır.
İşletmelerin hayali iniş çıkışı olmayan stabil bir sezon elde etmektir.
 
Son iki yılda bu hayalin gerçekleşmediği bu sezonda da kırılganlık olabileceği gerçekleri vardır.   
                                      
İşletmelerin hayali döviz kurunun planlanan bütçe periyotunda stabil seyir göstermesidir.
 
Gerçekler döviz kurunun bazen bir ayda 30 TL gibi büyük bir artış gösterdiğini buna bağlı olarak maliyetlerin arttığı, bütçelerin sık sık revize edildiği ve parasal bazda kayıpların yaşandığı şeklindedir.                                                                                                                     
İşletmelerin hayalinde rakiplerle (iç ve dış ülkeler) rekabet etmek bunun için organize olmak strateji üretmek yoktur.
 
Gerçek işlerin akışına bırakılması ne tutarsa politikasıdır.     
                                                                                  
İşletmelerin hayalinde hataları hızla düzeltmek yoktur.
 
Gerçek yıl sonunda müşteri sayısı ile kazanılan para orantısında gözükmektedir.     
                                                                              
Görüldüğü kadarıyla işetmelerin hayalleri ile gerçekler üst üste oturmamaktadır.
 
Sonuç olarak işletmeler her sezonu genelde kayıplarla kapatmaktadır.
 
Tüm işletmeler geleceğini kazanmak için çaba sarf eder ama işi bilmeden yapmak çabaları boşa çıkarır.
 
Hayaller ve gerçekleri sağlam ve doğru veriler (bilgiler) ışığında değerlendirerek, yönetim bilim ve sanatının gereklerini bilerek yapmak işletmeyi başarıya götürecektir.
 
Piyasayı iyi takip etmek doğru bilgilerin elde edilmesi yönünde sağlam bir yöntemdir.
 
İşletmenin küçük de olsa bir bilgi (ar-ge) departmanının olması işletmeye doğru işler yapmada kolaylık sağlar.
İşletmenin genel müdürü tek başına bu işleri başarır düşüncesi genelde yanlıştır.
 
İşletme, patronu, yöneticisi ve çalışanı ile bir bütün olmalıdır.
 
Unutmayalım doğrulardan doğrular çıkar, yanlıştan doğru elde edilmez. 

 

 

 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )