Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Belek, Lara, Kemer, Side ve diğer bölgeler dünya turizminin birer destinasyonu.
 
Peki bu bölgelerin şehir merkezi olarak Antalya?
 
Ne yazık ki henüz değil.
 
Ama olabilir, olmalı, olmasının temeli var.
 
Paris, Latin Quarter (Latin Mahallesi) ile dünyanın her yerinden ziyaretçi ağırlıyorsa Antalya Kaleiçi’nin ne eksiği var.
 
Hafta sonu Antalya’daydık Kaleiçi’nde  Turizm eski bakanı Bahattin Yücel ve Sektörün duayenlerinden Camel Tur’un sahibi Ergün
Güvenç ile sohbet ederken bunu konuştuk. 
 
Sektörün değişik kesimlerinden kişilerle resmi ortamda bir toplantı ya da görüşmede değil, dostane ilişki ortamında gündemdeki konular ile birlikte bunu da konuştuk,  görüş alışverişinde bulunduk sohbetler ettik.
 
Thomas Cook iflası, olası gelişmeler, Diana Easy Jet Holidays partnerliği, Jet2 Holidays’in Marmaris ve çevresindeki otelcilerden sonra Antalya’daki otelcilerle toplantısı ve dost sohbeti ortamında güncel konuları konuştuk, tartıştık.
 
Bu arada Akra Oteli’nin bu yıl 3’ncüsünü gerçekleştirdiği Uluslararası Meze Festivaline katıldık.
 
Oradan  Antalya için alınacak çok ders öğrenilecek çok şey var.
 
Antalya şehir merkezi ile ilgili kamu yönetimi ve sektörün her kesiminden herkesin yıllardır yakındığı, bizim de katıldığımız bir konu var: 
 
Antalya, şehir merkezi olarak turizmde çevresi gibi henüz destinasyon değil.
 
Ama sevinerek söyleyelim:
 
Bu açıdan güzel gelişmeler var.
 
Bunların arasında, hatta başında da Akra Oteli’nin hizmet kalitesi yanında sponsorluk yaptığı ve otelde gerçekleştirdiği organizasyonlar geliyor.
 
Akra sponsorluk yaptığı uluslararası bisiklet turnuvası, piyano festivali yanında otelde gerçekleştirilen Akra Talks’ları, bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen Uluslararası Meze Festivali ve Akra Cazz’ın yanında bu yıl ilki Aspendos Tiyatrosu’nda düzenlenen ikincisi Moskova’da yapılacak olan Türk-Rus Klasik Müzik Festivali ile Akra Otel Antalya’nın turizmde olması gereken yere gelmesi için güzel bir çıkış yaptı.
 
Türkiye’nin elinde olan ve değerlendirilmesi gereken ürünlerden genel tanımıyla gastronomi ve bu kapsamda daha özel bir ürün olan meze ile ilgili olarak son yıllarda çeşitli illerde etkinlikler düzenleniyor organizasyonlar yapılıyor.
 
Akra Otel’in bu yıl üçüncüsünü düzenlediği  Uluslararası  Meze Festivali’nin ise ayrı bir yeri var.
 
Akra Meze Festivali daha üçüncü yılında yurtiçinde ve uluslararası alanda marka oldu.
 
Bu yıl festival kapsamında bir Rakı Worshop’u yapıldı.
 
Yeni Rakı’nın üreticisi Mey İçki işbirliği ile gerçekleştirilen Rakı Workshop’ta hangi rakının hangi meze ile uyumlu olduğuna ilişkin
tadımlı bir etkinlik olarak, festivalin güzel ve yeni bölümüydü.
 
Akra Uluslararası Meze Festivali, her biri kendi alanında marka olmuş; aralarında Antalya’dan 7 Memet, Yunanistan Mikanos’tan Farma, Meis’ten Alexandras ve Rodos’tan Tavern Alexis, Güney Kıbrıs’tan Niyazi’s, Fransa’dan BLC, İstanbul’dan Firuze, Park Fora, Kids The Frog, Lokanta Kru, Ankara’dan Trilye, Hatay’dan Sultan Sofrası, Ordu’dan Vionali Celal’in olduğu isimlerin şöhretlerinin raslantı olmadığının görülmesine vesile oldu.
 
Meze Festivali’ne Antalya dışından; Kayseri, Samsun, İzmir, Ankara gibi başka şehirler yanında Hollanda, Avusturya, Fransa  ve Yunanistan gibi yurtdışından gelenler vardı.
 
Üçüncü yılında Uluslararası Akra Meze Festivali her yıl bir basamak daha yükseliyor.
 
Antalya şehir merkezi bu yönüyle Akra ile sınıf atlıyor.
 
Akra meze Festivali’nde çok sayıda otelci de vardı.
 
Bir yandan mezelerin keyfini yaşarken bir yandan da organizasyondan bir şeyler öğrenmek istiyordu.
 
Her biri kendi başına önemli ve güzel birer organizasyon olan bu etkinlikleri yapan Akra’nın sahibi Barut Grubu’nun kurucusu baba
Ali Barut, Antalya’nın ilk otelcilerinden. 
 
Barut Grubu, iki yıl sonra otelcilikte yarım asır, 50. yılını dolduracak.
 
Akra’nın başındaki Barut ailesinin en büyüğü Haydar Barut’un hepsi ses getiren, herbirinin ciddi bütçesi olan bu güzel çalışmaları bilinçli bir şekilde, ama sessiz sedasız yapması ayrıca takdire değer bir davranıştır.
 
Bu organizasyonlarda işin her aşamasının tıkır tıkır yürümesi ve ortaya nakış gibi işlenen bir tablonun ortaya çıkmasındaki rolünden dolayı  Kadir Dursun’u da ayrıca kutlamak gerekir.
 
Akra gerçeğinden hareketle diyoruz ki, benzer örnekler artırılarak Antalya şehir merkezi; Belek, Lara, Kemer, Side ve diğer bölgeler gibi kendi başına gidilecek, görünecek, yaşanacak destinasyon olur.
 

 

 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )