Yazar - NEDİM TÜRKMEN

Bilindiği üzere 7183 sayılı Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Hakkında Kanun ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı kurulmuş ve ajansın kuruluş amaçlarını gerçekleştirmesi ve faaliyetlerinin finansmanında kullanılmak üzere “turizm payı” alınması uygulaması getirilmiştir.
 
Söz konusu kanun ile “Turizm payına ilişkin beyannamelerin verilme sürelerini, kapsama girenlerin turizm türleri, vergi veya mükellefiyet türleri itibari ile ayrı ayrı veya birlikte aylık veya üç aylık dönemler halinde tespit etmeye, beyannamelerin; şekil, içerik ve eklerini belirlemeye,
 elektronik ortamda gönderilmesine zorunluluk getirmeye, yetki verilmiş gerçek veya tüzel kişiler aracı kılınarak gönderilmesi hususunda izin vermeye, bu kişileri aracı kılmaya veya zorunlu tutmaya ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslar ile turizm payının beyan ve ödeme sürelerini kanuni süresinden itibaren bir ayı geçmeyecek şekilde yeniden belirlemeye, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın görüşü alınarak, belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.”
 
Bakanlık, bu yetkisine istinaden hazırlamış olduğu, Turizm Payı Beyannamesi Genel Tebliğ taslağını web sitesinde yayımlamıştır.
 
Ciro üzerinden pay
 
Tebliğ taslağında “turizm payı”na ilişkin oldukça geniş açıklamalar mevcut olup, ben bugün sadece sektörün yanıtını sabırsızlıkla beklediği konularda yapılan belirlemeleri sizinle paylaşacağım.
 
Turizm payı, ticari işletmelerin yatırımcısı veya işletmecisi olan gerçek veya tüzel kişilerin bu işletmelerdeki faaliyetleri sonucunda elde ettikleri net satış tüzel kişilerin, bu işletmelerdeki faaliyetleri sonucunda elde ettikleri net satış ve kira gelirlerinin toplamı üzerinden alınan payı ifade etmektedir.
 
Vergilendirmede “matrah” ne kadar önemli ise turizm payı uygulamasında “net satış” tanımı da o kadar önemlidir. Bu yüzden üzerinden turizm payı hesaplanacak olan net satışın tanımı büyük önem arz etmektedir.
 
Tebliğ taslağında net satışlar: Turizm payı ödeme yükümlülüğü bulunanların, bu payın hesabında dikkate alınacak işletmelerindeki esas faaliyetleri çerçevesinde, satılan mal ya da hizmetlerin karşılığında aldıkları veya tahakkuk ettirdikleri toplam değerler ile bunlarla ilgili sübvansiyonlar, satış tarihindeki vade farkları, ihracat ile ilgili dönem içinde ortaya çıkan kur farkları gibi hasılat kalemlerine ait değerler toplamından, satış iskontoları ve iadeleri ile bu satışlar ile ilgili diğer indirimlerin düşürülmesi sonucu bulunan tutar olarak tanımlanmıştır.
 
Beyan ve ödeme süreleri
 
Turizm payı beyannamelerinin elektronik ortamda beyan edilmesi zorunluluğu getiriliyor. 
 
Beyan dönemleri kurumlar vergisi mükellefleri için aylık, diğerleri için üç aylık olarak belirlenmiş durumda.
 
Turizm payının beyan ve ödeme süresi beyan dönemini takip eden ayın son günü olarak belirlenmiş. 
 
Net satış veya kira geliri bulunmadığı aylarda dahi, bu beyannameleri verme zorunluluğu getiriliyor. 
 
Bu tür durumda, “Beyan edilecek turizm payı bulunmamaktadır” seçeneği işaretlenerek, elektronik ortamda bu beyannamelerin verilmesi gerekiyor.
 
Turizm payına ilişkin ilk beyanname kasım ayı sonunda verilecek ve ödeme de o tarihte yapılacaktır. 30 Kasım 2019 tarihi tatile denk geldiği için 2 Aralık 2019 tarihi beyan ve ödeme için son gündür.
 
Beyannamenin ihtirazi kayıtla verilmesi ve yargıya taşınması gerekiyor Turizm payını; hangi turizm müesseselerinin, hangi oranlarda ödeyeceği konusuna girmiyorum. 
 
Zaten kanunda ve tebliğde belirlenmiş ve herkes bu konudan haberdar.
 
Turizm payı, vergi benzeri mali yükümlülüktür. Dolayısıyla, vergi koyarken dikkat edilmesi gereken Anayasa'nın 73. maddesindeki ilkeler, turizm payı için de geçerlidir. Buna göre, turizm payı düzenlemesi, vergilerin “mali güce göre” alınması ilkesine açıkça aykırıdır. Şöyle ki; turizm müesseseleri kâr da zarar da etseler, net satışlar üzerinden bu payları ödemek zorundadır.
 
Turizm payı uygulaması; vergilemede “belirlilik” ilkesine de aykırıdır.
 
Belirlilik ilkesi vergilerin miktarlarının, tarh ve tahsil zamanlarının ve biçimlerinin hem idare hem de kişiler yönünden belli ve kesin olması anlamına gelir. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın tebliğ taslağındaki örnekler yardımı ile vergi alınamaz.
 
Vergilendirmede “eşitlik ve adalet” ilkeleri, en başta gözetilmesi gereken ilkelerdir. 
 
Dünya çapında faaliyette bulunan otel zincirleri ile aile işletmesi olarak faaliyette bulunan pansiyon, butik otel ya da aile tekne işletmelerini aynı ilke ve oranlar ile mali yükümlülüğe tabi tutmak Anayasa'nın vergileme ilkelerine aykırıdır.
 
Turizm payı ödemek durumunda kalan işletmelere önerim: Ekim ayına ilişkin olarak, kasım sonunda verecekleri turizm payı beyannamesini “ihtirazi kayıtla” verip, 30 gün içinde vergi mahkemesinde dava açıp, Anayasa'ya aykırılık iddiasında bulunmalarıdır. 
 
Vergi mahkemelerinin çok iyi yazılabilecek ilekçe ile konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıyabileceklerini ve Anayasa
Mahkemesi'nin yasanın bu hükümlerini iptal edeceğini düşünüyorum.
 
Anayasa'ya aykırılığa yeşil ışık 
 
Bilindiği üzere, havayolu işletmelerinden (ticari yolcu taşımacılığı faaliyetlerinden) on binde 7.5 ve Devlet Hava Meydanlan işletmesi Genel Müdürlüğü (DHMl) tarafından işletilenler hariç olmak üzere, havalimanı ve terminal işletmelerinden binde 2 turizm payı alınacaktır. 
 
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanarak web sitesinde görüşlere açılan "Turizm Payı Beyannamesi" Genel Tebliğ Taslağı'nda genel olarak; turizm payı ödeyen işletmelerinin birbirlerine olan satışlarında net satış tutarını hesaplarken ayrıma gidilmediği için, aynı matrah üzerinden iki kez turizm payı ödenmesi gibi bir durum ortaya çıkmaktadır. 
 
Şöyle ki; havaalanı ve terminal işletmesi kapsamında elde edilen bazı gelirler, havayollarından veya kiracılardan işletmeci şirket tarafından alınmakta ve gelir olarak kaydedilmekte, daha sonra ise DHMl ile işletmeci şirket arasındaki anlaşma uyarınca belli oran veya belirlenen yolcu sayısı üzerindeki yolcu başına alınan ücretler DHMİ'ye ödenmektedir. 
 
DHMİ'ye gerek gelir paylaşımı, gerekse garanti yolcu geliri olarak ödenen tutarların, DHMl'nin turizm payı ödeme yükümlülüğü olmadığı da dikkate alınarak; işletmeci şirketler tarafından sözleşmesel yükümlülük nedeniyle gelir yazılan tutarlar üzerinden, turizm payının ödenmemesi gerekmektedir. Yani işletmeci şirketler DHMl'ye ödenen paydan sonra kalan tutar üzerinden turizm payı ödemelidir. 
 
Mükerrerlik giderilmeli
 
Bakanlıktan belgeli yeme-içme ve eğlence tesisleri ile konaklama tesislerinin de turizm payı ödeme yükümlülüğü vardır. Havaalanı ve terminal işletmeleri söz konusu faaliyetleri icra eden şirketlere alan tahsisi yapabilmekte ve kira geliri elde edebilmektedir. Hatta genel olarak kira ücreti, cironun belli bir yüzdesi olarak belirlenmektedir. 
 
Tebliğ taslağından; hem söz konusu firmaların hem de havalimanı ve terminal işletmecisi olan firmaların bu kapsamdaki tüm gelirleri üzerinden turizm payı ödeyecekleri anlaşılmaktadır. 
 
Bu durumda, aynı net satış rakamı üzerinden iki kez turizm payı alınması sonucu doğmaktadır. 
 
Bu mükerrerliği engellemek için; gelirleri üzerinden turizm payı ödeyen, bakanlıktan belgeli yeme-içme ve eğlence tesisleri ile konaklama tesislerinin ödediği kira bedelleri üzerinden, işletmeci firmaların bir kez daha turizm payı ödememeleri için, söz konusu kira gelirlerinin net satış rakamından tenzil edilmesi gerekmektedir. 
 
Turizm payı beyan dönemi 1 Ekim 2019 tarihi itibarıyla başlamış bulunmaktadır. 
 
Turizm payı ödemek durumunda olan turizm işletmelerinin, turizm payı nedeniyle katlandıkları ilave maliyetleri, sundukları ürünün fiyatına yansıtacakları da unutulmamalıdır. 
 
Yani turizm katkı payını yine tüketici ödemiş olacaktır. 
 
Katkı payı, mülkiyet hakkının ihlalidir 
 
Anayasa Mahkemesi, 2015 yılında bireysel başvuru kapsamında 2015/19953 nolu başvuru ile kendisine yapılan "otelcilik ve konaklama hizmeti ile iştigal eden şirket adına katkı payı tahakkuk ettirilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddia" ile ilgili kararını 26.06.2019 tarihinde vermiştir. 
 
"Hangi müdahale türü olursa olsun, mülkiyet hakkına ancak ulaşılabilir, belirli ve öngörülebilir bir kanun ile müdahale edilebileceği kuşkusuz olup, müdahale türleri arasındaki farklılaşma ölçülülük yönünden önem taşımaktadır" tespitini yaparak, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine oybirliği ile karar vermiştir. (Kararın tam metni 06.08.2019 tarih ve 30854 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.) 
Turizm payı alınmasına ilişkin yasal düzenleme ve uygulamaya ilişkin örneklerin yer aldığı genel tebliğ düzenlemelerinin uygulanması ile beraber, binlerce hukuki ihtilaf ve vergi davası açılacağı anlaşılmaktadır. 
 
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde mevcut Turizm Tanıtma Genel Müdürlüğü ve buna ayrılmış bir bütçe varken; yeni yeni kendisini toparlamaya başlayan turizm işletmelerinden katkı payı alıp, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı kurmanın mantığını hâlâ kavramış değilim. (Sözcü)
 
 

 

 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )