Yazar - YILGÖR YASİN DEMİRTAŞ

Yıllardır yazılarımda sektörümüz için pozitif olmaya çalıştım. Krizlerde daima iyiler kazanır tezini savundum. Kötüler elenir dedim.
2016 gibi tarihin en kötü sezonuna girdiğimizda rus pazarının eksikliğinin ülkemiz turizmi açısından önemini artık her turizmcimiz kabullendi diye düşünüyorum. Öyle ki 2017'de avrupa eksikliği hiç hissedilmedi.


Ama 2016 yılında, bu kriz en az 3 yıl ya da 5 yıl devam eder diyen bütün turizmcilerin, 2018 için mesleklerini ve bilgilerini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini düşünüyorum. 2016 gibi en kötü sezon sonrası birden toparlanan 2017 ve 2018'in fiyatların arttırılarak revize dildiği bir yıl haline geldi. İçpazara bu kadar yönelmişken ve türk müşterilerimiz elini kolunu sallayarak, hiç hayal edemeyeceği fiyatlara, hayal edemeyeceği tesislerde konaklarken, biraz da kibir haline gelen durumdan sonra, bu yıl otellerde yer bulamamaya ve yurtdışına yönelmeye başladıkları bir hale geldik.

Moskova gösterdi ki; neredeyse her yıl aksiyon, indirim ve destek diye gelen operatörler, bu yıl aman odamızı tutun diyerek geldiler. İnanın hayal bile edemeyeceğimiz bir şekil ortaya çıkmaya başladı.

Oteller dolu görünüyor ama para kazanamıyor diyenler de, mevcut fiyatların düşük olmadığını bir türlü kabul edememektedir. Her yıl fiyatlar artacak gibi bir beklenti malesef bizi yorar. Her ürünün bir satış değeri vardır, Bu değeri korumaya çalışmak en güzelidir.

Ama oteller 2017'de kazandı, sadece kiracı işletmeler için kolay olmuyor, çünkü mal sahipleri zaten otelin kazandığı parayı kira olarak istiyor.

2018 kendisini çok iyi gösterdi. Mısır dahi açılsa etkilemeyeceği tartışılıyor.

Peki neden?

Neden bir anda böyle hızlı bir yükselme oldu?

Avrupa, almanya bize ceza keserken, neden birden bire Türkiyeye yüklendi?

Yine dediğime geliyoruz. 2016 ve 2017 yazılarımda hep belirttiğim gibi, tüm avrupa ve rus operatörlerin en çok para kazandıkları destinasyon Türkiyedir. Tamam, politik nedenlerle toplu girişim yapıp bizlere ceza kesmeye çalıştılar. Ama nasıl oldu da bu ceza dönemi, hala politikalarımızda bir değişiklik yokken, durum birden değişiverdi?

Çünkü her sektörde olduğu gibi Turizm sektöründe de dünyada para kazanan baronların var olduğunu ve dilediklerince yönettiklerini belirtmiştim. Biz türklerin sabırsız ve tedirgin yapılarını keşfeden avrupalı operatörler ve baronlar, her yıl farklı kriz ve sıkıntılar çıkararak, fiyatlarımızın yükselmesini engelleme girişimindeydiler. Panik olan turizmcimiz en küçük bir durumda fiyatları düşürmesi, elbette bizim hatamızdır. Bunu iyi biliyorlar.

Fakat ilk defa 2016 ve 2017'de devletimizin dik duruşuyla, mecburen turizmcimiz de direnmek zorunda kalınca, artık bu tür senaryoların işe yaramayacağını avrupa anladı.

En çok para kazandıkları destinasyon olan Türkiye eksikliğinde toplam kazanç kayıplarının % 40 seviyesine ulaşması, elbette bizler kadar onları da tehlikeye soktu. Bunu iyi anladılar.

Türkiyeye ders vereceğiz derken, İspanyayı devamlı şişirdiler ve ispanya artık fazla turistten patladı. Zaten avrupa birliği gereği ispanyaya destek vermek zorunda oldukları da bir gerçek. İspanyada aşırı yükselen fiyatlar, herşey dahilin kaldırılması, otellerde yer olmaması, kar marjının düşük olması, ama türkiyedeki kar marjının yüksek olması, elbette 2018'i doğuran faktörler.

Peki bizler bunu anlayabilir miyiz yoksa klasik türk geleneği çabuk mu unuturuz? Bunu iyi değerlendirmeye çalışırken, yine kaliteye ve hizmete önem vermeyen çürüklerin yeniden ortaya çıkma durumu yaşanabilir. Krizler ne güzel ortalığı temizlemişken, nasıl olsa turist geliyor mantığında olan otel müsvettelerinin yeniden doğması da sektörü sıkıntıya sokar.

Turizm şu anda iyi bir duruma gelmişken yine panik atak yaşayan turizmciler yine olabilir. Yakaladığımız bu direnci devam ettirmemiz her zaman sektörü güçlü yapar. Turizm kötü deyip panik ortam bizim değil, avrupalı operatörlerin kazanmasını sağlar. O zaman yine kazanamıyoruz diye devlete bilinçsizce yüklenen turizmciler yine her zamanki gibi olacaktır. Bunların da zamanla ayıklanması sektör adına iyi olur.

Açıkçası, şımarmayacağız, temkinli ve emin olacağız. Geçmiş krizlerden öğrenmemiz gereken bir ders mutlaka olmalı. Eğer bunu algılayabiliyorsak o zaman profesyoneliz demektir.

Bu yükseliş iyi değerlendirilmeli

 

 

 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )