Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Son sözü baştan söyleyelim.
Kimileri kızabilir.
Ama Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yurtdışından 2015’te başlatıp 2017 yılında zirveye çıkan yurtdışından uçak ve kruvaziyer gemilerle turist getiren seyahat acentelerine havayolunda uçak başına denizde yolcu başında destek sağlanması uygulamasına son verilmesi yerinde ve doğru bir karardır.
Neden?
Bu uygulama  Rus savaş uçağını düşürüldüğü o karanlık olay üzerine Türkiye’nin turizmde tarihinin en ağır krizini yaşadığı sürece girmesi üzerine başlatıldı.
Rus uçağının düşürülmesi üzerine yalnız Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BTD) ülkeleri değil başta Almanya olmak üzere bütün ülkelerden gelen ziyaretçi sayısında büyük düşüş oldu, Türkiye bu noktada dibe vurdu.
 
Bakanlık o desteği ilk çıktığı günden sonra hem uygulandığı havaalanları sayısını artırarak hem de daha sonra kruvaziyer gemilerle turist getirenleri de kapsama alarak genişletti.
 
Türkiye 2018 yılını ziyaretçi girişinde rekor denecek sayıda kapatmışken, erken rezervasyonlar ve tur operatörlerinin açıkladığı programlarından 2019 yılının da iyi geçeceği görülüyor.
 
Bu noktada şunu açıkça belirtelim:
 
Türkiye’nin turizmde 2018 yılını ziyaretçi  sayısında böylesine yüksek artışla kapatmasında seyahat acentelerine sağlanan bu desteğin ne oranda etkisi olduğu tartışmalıdır.
 
Sektöre destek olmak, önünü açmak kamu yönetimi dolayısıyla bakanlığın görevidir.
 
Bu kapsamda seyahat acentelerine destek sağlanmasında bir sakınca yok.
 
Bunu böyle belirttikten sonra, bazıları kızacak olsa bile şunu da açık yüreklilikle söyleyelim:
 
2018 yılında Türkiye’ye gelen ziyaretçi sayısındaki artışta seyahat acentelerine sağlanan desteğin rolü ve etkisi yok denecek kadar azdır.
 
Bu destek olmasaydı da Rusya, Almanya, İngiltere ve diğer ülkelerden aynı sayıda ziyaretçi gelecekti.
 
Ziyaretçi sayısı bu destekten dolayı artmadı.
 
Zira, turizmde tarihin en ağır krizinin yaşandığı dönemde yazdık,  bu vesile ile bir kez daha belirtelim.
 
O krizin nedeni ekonomik olmayan, sektörel nedenlerden de kaynaklanmayan,  krizdi, temeli ve nedeni siyasi idi.
 
Nitekim çözüm de Türkiye’nin Rusya’dan özür dilemesi, Almanya ile  ‘Ey Naziler’ diye başlayan çıkışlardan Almanya Başbakanı
Merkel’in Ankara’ya yaptığı ziyaretlerle siyasal alandaki ilişkilerin düzelmesi üzerine, yani siyasal temelde oldu.
 
Böylece Rusya, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinden gelen ziyaretçi  sayısı 2018 yılında rekor düzeye ulaştı.
 
Bu noktada turist getirecek seyahat acentelerine destek olmanın artık bir anlamı kalmamıştı.
 
Tersi olsaydı ziyaretçi sayısında rekor kırılmış ve bunun devam edeceği öngörülmüşken turist getirilsin diye destek sağlanması çelişki oluştururdu.
 
Sonuç  olarak seyahat acentelerine uçak başına destek verilmesine son verilmesi yerinde ve doğru bir karardır.
 
Desteğin kesilmesine seyahat acentelerinden bir itiraz gelmedi.
 
Seyahat acenteleri uygulama döneminden doğan alacaklarının; yani hakkedilmiş ama hala ödenmeyen alacaklarını ödenmesini istiyor.
 
Seyahat acentelerinin bakanlıktan 587 milyon TL hakkedilmiş alacakları bulunuyor.
 
Bakanlığın 2019 bütçesinde seyahat acentelerine ödenek olarak 943 milyon TL kondu. Bunun 587 milyonu hakkedişlere kalanı devam eden kruvaziyer ile getirilecek turistler için yapılacak ödemeler içindir.
 
(Konuyla haber için https://www.turizmgazetesi.com/article.aspx?id=87810
 
Bu arada konuyla ilgili verilerin sağlanmasında yardımı için bakanlık özel kalem müdürü Sayın Batuhan Mumcu'ya teşekkür ederiz.
 
Son söz:
 
Bazıları bizi herşeye ve yalnız muhalefet yapmakla suçluyor.
 
Ama biz bu konuda olduğu gibi doğru olana doğru diyor destekliyoruz.
 
Yanlış olana da muhalefet ediyor karşı çıkıyoruz.
 
Yanlışları başkaları kendilerine göre farklı nedenlerle görmezden gelip üzerinde durmayabilir.
 
Ama biz doğruları da yanlışları da yazmayı görev sayıyoruz.
 
 
 
 
 

 

 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )