Yazar - SEHA AKSÜ
İngiltere’nin AB taraftarı Başbakanı Cameron önderliğinde, sürpriz gibi görünen bir referandum kararıyla elini güçlendirmek için sandığa gitmesi ve sonuçta Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı (Brexit) çıkması beklenmedik bir sonuç değildi. 
 
Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. 23 Haziran 2016 tarihinde yapılan referandumda AB’de kalma yanlıları % 48, AB’den ayrılma yanlıları % 52 oranında oy aldı. Elbette ki referandumda şaibe, mühürsüz oy pusulaları tartışması yaşanmadı. 
Bu ayrılma kararını, yalnızca, seçmenin çoğunluğunu oluşturan 50 yaş üstü gelenekselci İngilizlerin yabancı düşmanlığına, giderek yükselen İslamofobiye ve mülteci akınına bağlamak da doğru değildir. 
 
Referandum öncesinde medya üzerinden başarıyla yürütülen algı operasyonunda bu argümanlar kullanılmıştır. Ver gaydayı (!)
 
Ama gerçekleri görebilmemiz için yanıtını bulmamız gereken soru şudur:
 
İngiltere’nin AB’den ayrılmasını kimler neden istiyorlardı? 
 
Birleşik Krallıkta yapılan referandum’da sandıktan çıkan AB’den ayrılma kararını değerlendiren yorumlar özetle şöyle diyorlar:"AB'den ayrılma taraftarı blok oldukça başarılı bir kampanya yürüttü.
 
O kadar ki, AB yanlısı Başbakan Cameron'un Muhafazakâr Parti seçmenin çoğunluğu bile ayrılma yönünde oy kullandılar. ABD ile olan stratejik müttefikliğini her şeyin önüne yerleştiren, Euro kullanmayan, Schengen Bölgesi'ne dâhil olmayan İngiltere’de çoğunluğu oluşturan orta yaş üstü seçmen oluşturmaktadır. AB bütçesine aktarılan payın yüksekliğinden ada nüfusuna her yıl gelen 300 bin göçmenin yarattığı sorunlardan, Türkiye gibi 78 milyonluk Müslüman bir ülkenin AB’ye üye yapılacağı söylentilerinden rahatsız oldu ve AB’den ayrılma yönünde oy kullandı.” 
 
Britanya parlamentosu Brexit olarak bilinen AB’den çıkış anlaşmasına ülke çıkarlarına uygun hazırlanmadığı gerekçesiyle onay vermeme kararı aldı. Ülkede siyasi gündemi artık birlikten anlaşma yapılmaksızın çıkılması yönündeki tartışmaları alevlendirecektir. 
 
Şimdi ne olacak? Bu sorunun cevabını vermek zor! Ancak bundan sonra ne olabilir üzerine varsayımlar üretilebilinir! 
 
Çünkü şu sıralar var olan tek şey: BELİRSİZLİK
 
 
 
 
İngiltere Başbakanı Theresa May, 21.Ocak 2019 Pazartesi günü Brexit anlaşması için Parlamentoya "B” planını sundu. Ancak konuşmasında somut yenilikler sunmadı.
 
Ne istemediğini ayrıntılı olarak vurguladı.  AB'yi İngiltere'de bırakma konusunda ikinci bir referandum yok ve geri çekilme tarihi ertelenmiyor. Mevcut planlara göre, İngiltere AB'yi 29 Mart2019 da terk ediyor. Uygun düzenlemeleri bulmak için tüm girişimler şu ana kadar başarısız oldu. Mayıs ayının AB ile müzakere ettiği çıkış anlaşması - "A Planı" - geçen hafta İngiltere Parlamentosu tarafından büyük çoğunluk tarafından reddedildi.
 
Brexit, İngiltere Parlamentosu’nun hükümetin AB’den çıkma anlaşmasının ezici bir şekilde reddedilmesinin ve belirsizliğin devam etmesinin ardından, Ocak ayının sonunda açılışı yapılan Avrupa Havacılık Sempozyumu’nda bulunan havayolu patronları ve havaalanı yöneticileri tarafından tartışılan en önemli konu olacak.
 
Kuşkusuz, Avrupa genelindeki üst düzey yöneticiler, yöneticiler ve yetkililer ilk Avrupa Havacılık Sempozyumu için 29-30 Ocak tarihlerinde Münih Havaalanında toplanacaklar. Katılımcılar, Thomas Cook Airlines CEO'su Christoph Debus'un İngiltere merkezli turizm grubunun Brexit için nasıl hazırlandığını açıkladığını duymak konusunda özellikle istekli olacak.
 
AB havacılık pazarının gelecekteki düzenlemesi, Peter Bellew (COO, Ryanair), Robert Boyle (Strateji Direktörü, IAG), Rafal Milczarski (CEO, LOT) ve Piret Mürk-Dubout (CEO, Tallin Havaalanı) tarafından tartışılacak. 
 
İlk gündeki diğer önemli konular arasında, Avrupa Tek Sky uygulamasının durumu, dijitalleşme ve sektöre yönelik yıkıcı zorluklar ve rekabet koşulları gibi konulardaki yuvarlak masa masaları yer almaktadır.
 
55 milyon nüfusa sahip olan İngiltere’nin 2017 yılında vatandaşları tarafından yurtdışında 70,8 milyon ziyaret yapıldı. Bu oldukça ciddi bir rakam.
 
İngiltere’den hangi ülkeye kaç kişi gidiyor diye baktığımızda ise ilk 10 sıradaki ülkelere baktığımızda;
 
Ülke            milyon kişi Uçakla Araba ile
İspanya    14.3 1661 km    470 km
Fransa    7.2
A.B.D    3.8 6839 km
İtalya    3.1 1442 km    600 km
İrlanda    2.4
Portekiz    2.4 1814 km   400 km
Hollanda    2.2 1020 km
Almanya    2.1   811 km
Yunanistan    2.1 2559 km
Türkiye    1.6 3156 km
Toplam          41.2
 
 
Yukarıdaki gibi bir tablo karşımıza çıkmaktadır. Bu tabloda dikkat edilecek bir husus İngiliz vatandaşlarının yoğunlukla ortalama iki saatlik uçuş veya azami dört beş saatlik kara veya demiryolu seyahatlerini tercih etmeleridir. 
 
Peki, neden acaba?
 
Tablonun iki ana ortak paydası var! İngiliz turistler;
 
1- İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan, Türkiye gibi güneşi bol ülkeleri
 
2- Fransa, İrlanda, Hollanda, gibi kara yolu ile ulaşılabilecek komşu ülkeleri 
tercih etmektedirler.
 
Uçuş mesafesi uzadıkça doğal olarak taşıma maliyeti de artmaktadır. Fakat bütün bunlara rağmen 1 haftalık tatil için Türkiye en ucuz destinasyondur.
 
Bir İngiliz vatandaşı için uçak dâhil 1 haftalık İspanya tatili 776.- Avro, Portekiz tatili 683.- Avro, İtalya tatili 847.- Avro, Yunanistan tatili 753.- Avro ve Türkiye tatili 446.- Avrodur.
 
Türkiye’de İngilizlerin tercih ettiği bölge Kuşadası ile Marmaris arasını kapsayan güney batı Anadolu dur. 
 
Her ne kadar ulusal basın turizm krizinin atlatıldığını ve düze çıktığımızı söylüyor ise de, ben aynı fikirde değilim. Pazarın çeşitlilik halinin devam ettirilebilmesi için İngiltere pazarını göz ardı etmemek gerekir. 
 
29 Ocak 2019 da Münih de yapılacak olan Avrupa Havacılık Sempozyumu özellikle kamu otoriteleri tarafından yakından takip edilmeli ve Brexit’in getirebileceği negatif etki belirli desteklerle teşvik edilmelidir.
 
Bunun yanında Amerika hapşırsa İngiltere nezle olur. Bu sebepten ABD nin yayınladığı seyahat uyarısını da göz ardı etmemek gerekir.
 
Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın 16 Ocak 2019, Çarşamba günü yayımladığı açıklamada, Türkiye genelinde seyahat riskinin 3’üncü seviyede olduğu belirtilirken, Suriye ve Irak sınırı bölgelerinde riskin 4’üncü, yani en üst seviyede olduğu kaydedildi. Açıklamada terör tehlikesinden dolayı Türkiye’nin Suriye ve Irak sınırı yakınlarındaki bölgelere seyahat etmemeleri yönünde uyarı yapıldı.
 
Sonuç: Britanya belirsizliği, yani Bruncertainty  ve ya Brinstability!
 
 
 
 
 
 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )