Yazar - SEHA AKSÜ
TDK sözlüğüne göre engel “bir işin gerçekleşmesini önleyen neden, bir işi yapılamaz duruma sokan şey” veya “yolunda giden bir şeyin önüne konulan önleyici nesne” olarak belirtiliyor.
 
Tanım olarak “engelli” sakat ve özürlü kelimeleri yerine kullanılsa da bu sözcükler farklı anlamlara gelmektedir.
 
Sakat kelimesi Arapça sk?t? kökünden gelen sak?at? ???  "düşük, döküntü, kıymetsiz şey, ürün veya yiyeceğin düşük nitelikli olanı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sak?at?a ???  "düştü" fiilinden türetilmiştir. 
 
BM’den engelliliği Kişilerin Hakları Bildirgesinde “Normal bir kişinin kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri, bedensel veya ruhsal yeteneklerindeki kalıtımsal ya da sonradan olma herhangi bir noksanlık sonucu yapamayanlar” olarak tanımlamaktadır.
 
Ülkemizde 5378 Sayılı Özürlüler (Engelliler) Kanunu: “Doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişiyi” “özürlü” olarak tanımlanmaktadır. 
 
WHO - Dünya sağlık örgütünce yapılan engelli tanımı: Özürlülük kavramına Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler ve ILO tarafından farklı bakış açılarından yaklaşılmaktadır.
 
• Noksanlık (Impairment): “Sağlık bakımından “noksanlık” psikolojik, anatomik veya fiziksel yapı ve fonksiyonlardaki bir noksanlığı veya dengesizliği ifade eder.” 
 
• Özürlülük (Disability): “Sağlık alanında „sakatlık? bir noksanlık sonucu meydana gelen ve normal sayılabilecek bir insana oranla bir işi yapabilme yeteneğinin kaybedilmesi ve kısıtlanması durumunu ifade eder.” 
 
• Maluliyet (Handicap): “Sağlık alanında “maluliyet” bir noksanlık veya sakatlık sonucunda, belirli bir kişide meydana gelen ve o kişinin yaş, cinsiyet, sosyal ve kültürel durumuna göre normal sayılabilecek faaliyette bulunma yeteneğini önleyen ve sınırlayan dezavantajlı bir durumu ifade eder.
 
Çağdaş toplum oluşturulmasında, engelli insanların toplumsal yaşama katılımının önündeki engellerin kaldırılması ve yaşamın tüm kesimlerine uyumlarının sağlanması önemli bir göstergedir. 
 
Toplumda engellilik algılaması çok dar bir anlama sahiptir. Sadece görülebilen ortopedik, görme ve duyma-konuşma sorunları olarak algılanmaktadır. Oysa engeller fiziksel olabildiği gibi, ruhsal hatta sosyal bile olabilmektedir. Geçicide olsa hamile bir kadın süreli fiziksel engele sahip iken bebekli bir kadın ise sosyal engellidir. Çünkü akranlarınla karşılaştırıldığı zaman ve mekân kullanımını aynı ölçüde kullanamamaktadır..
 
Uluslararası Birleşmiş Milletler Örgütü tarafından dünyanın en büyük azınlığı olarak adlandırılan engelli insanların sayısı, nüfusların yaşlanması ve yaşlı insanların engelli hale gelme riskinin yüksek olması ile birlikte daha da artacaktır. 
 
Bu bağlamda, Dünya Turizm Örgütü tarafından seyahat etme ve tatil yapma hakkının insan mutluluğu için gerekli temel bir insan hakkı olduğu ve turizmin insan sağlığına hizmet eden temel bir gereksinim olduğu öngörülmektedir.
 
Turizmde Global Etik İlkeler kapsamında; dünyanın sahip olduğu değerler tüm insanlara açık olduğu, turizm faaliyetinin, insan haklarının gelişmesine katkı sağlaması gerektiği, tüm insanların turizme katılma hakkı çerçevesinde, engellilerin turizm hareketine katılmasının kolaylaştırılması ve teşvik edilmesi vurgulanmıştır (WHO 1999).
 
Yaşamlarını geçici ya da kalıcı herhangi bir tür engellilik ile sürdürmek zorunda kalan insanlara hizmet sunmayı hedefleyen erişilebilir turizm, engellileri toplumdan dışlamayı değil, topluma katmayı öngörmektedir.
 
Engellilerin topluma bağımsız dâhil edilmesi stratejisi doğrultusunda engelli bireylerin saygın ve eşit muamele ile özgürce tatil yaparak toplumsal yaşama katılma haklarına erişimlerinin sağlanması yer almaktadır.
 
Engelli turizmi yerine daha kapsayıcı ve ayırımcı olmayan, herkesi kapsayan erişilebilir turizm kavramını kullanmak, daha genel kabul gören bir yaklaşımdır. Erişilebilir turizm kavramı konusunda kabul görmüş tek ve evrensel bir tanım yoktur.  
 
2009 yılında UNESCAP tarafından yapılan ESCAP-Takayama 2009 Kongresi sonucunda yapılan bildirgede erişilebilir turizm; “hareket, işitme, görme, bilişsel veya entelektüel ve psikososyal engelliler, yaşlılar ve geçici engelliler dâhil olmak üzere tüm engelli ve engelsiz insanların erişilebilirliğini sağlayan turizm ve seyahat faaliyeti” olarak tanımlanmaktadır (ENAT 2012). 
 
Böylece, hem engelli insanların eşit ve onurlu bir şekilde turizm faaliyetlerinden yararlanması, hem de turizm işletmelerinin yoğun rekabet koşulları altında istenilen doluluk ve gelir hedeflerine ulaşması söz konusu olabilir. 
 
 
 
 
 
 
 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )