Yazarlar - Aydın Özdemir
 
Corona virüs tehlikesi başladığından itibaren televizyonlarda hiç görmediğimiz kadar bilim adamlarını görüyoruz.Onları dikkatle izliyoruz.
 
Heyecan ve merakla neler anlattıklarını takip ediyoruz. Aile içi, eş dost sohbetlerinde şu hoca şöyle dedi diğeri böyle dedi diye uzayan sohbetler…
Aslında olayların bize şans getirmesi için bir fırsat zamanı gelmedi mi? 

 
Yazarlar - HALİM BULUTOĞLU
 
12 – 19 Nisan tarihlerinde, yani tam da bugünlerde Portekiz’e 1 haftalık bir seyahat planlamıştık eşimle. THY’den biletimizi aldık, Booking.com sitesi üzerinden Lizbon, Porto ve arada iki şehir konaklaması için 4 ayrı otelde de rezervasyonlarımızı yaptırdık. Ödemelerimiz ocak ayında kredi kartımızdan çekildi.

 
Yazarlar - BAHATTİN YÜCEL
 
Önceki bölüm;  “gelecek yazıda sektöre ilişkin olası gelişmeleri ve Türkiye’de Bakanlığın tutumunu irdelemeye çalışacağım” cümlesiyle sonlanmıştı. Aslında gelişmeler ve sektörden kast edilen -özel olarak- Seyahat Acenteliği ve onları kriz sonrası başlayacak dönemde, nasıl bir geleceğin bekleyeceğine ilişkin varsayımlar yürütmekti. 

 
Yazarlar - YAVUZ ATAÇ
 
Corona-virüsü nedeniyle birçoğumuzun evde kaldığı şu günler herhalde en çok turizm duayenlerinin işine yarıyor. Çünkü “Turizmde artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak” diye şeker gibi bir deyim buldular. 

 
Yazarlar - ÖMER YAPIŞ
 
Bence bizim turizm anlayışımızda ve ticaretimizdeki en büyük yanlış “ucuza satalım çok satalım para kazanalım” anlayışıdır. Böyle bir ticaret yok, bu pandemi bizim için bir şans olabilir. Hizmetimiz para odaklı değil, hizmet odaklı hale dönüştürmeliyiz. 

 
Yazarlar - OKTAY ERDAĞI
 
Dünya ve Türk sivil havacılık tarihinde ilk defa yaşanan bu krizin öngörülebilir olmaması nedeniyle daha ne kadar süreceği ve dünya ve Türk sivil havacılığına hangi boyutta zarar verebileceği henüz tam olarak tahmin edilemiyor. 
 
Bununla birlikte, başta Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), Uluslararası Hava Taşımacıları Birliği (IATA), Hava Alanları Birliği (ACI) ve Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (Eurocantrol) olmak üzere bir çok  uluslararası ve bölgesel sivil havacılık kuruluşları bu kriz için günlük haftalık ve aylık raporlar yayınlayarak hava yolu işletmelerinin yolcu ve gelir kayıpları hakkında tüm dünyayı bilgilendiriyor.

 
Yazarlar - Aydın Özdemir
 
 
Kısa zamanda sağlıkla ilgili ne çok sözcükler duyduk ,duymaya devam ediyoruz.
 
İçlerinden en çok duyduklarımızdan  ise hemen nefret ettik: Virüs,Corona , Covit, Pozitif, Pandemi.
 
Nefretin kaynağı Çin. Çin’in Wuhan şehrinden yola çıkan virüs,usul usul davetsizce geldi aniden her yeri sarıp sarmaladı.
 
Yaklaşmaz, gelmez bize bulaşmaz derken hepimizin yüreğine ateş düşürdü.
 
Oysa , 2019 Türk Turizmi açısından ne kadar keyifli heyecanlı olaylara, rakamlara,rekorlara tanık olmuştu.

 
Yazarlar - FEHMİ KÖFTEOĞLU
 
Koronavirüs salgını dünyada ve ülkemizde her gün artan can kayıpları ile ne yazık ki devam ediyor.
 
Başta bilim insanları olmak üzere her kesimden kişi, kurum ve kuruluşlar salgının ne kadar süreceği, nasıl biteceğine ilişkin öngörülerde bulunurken kornavirüs salgınının neleri değiştireceği tartışılıyor.
 
ODTÜ’den bilim insanı, değerli felsefeci Prof. Ahmet İnam’ın deyimiyle  bundan sonra her şey 
“Korona Öncesi” (KÖ) ve “Korona Sonrası” (KS) olarak konuşulacak.

Yazarlar - KAAN ATALAY
 
 
Rakamlar, şu an itibarıyla, dünya genelinde, salgının yayılma eğrisinde en azından sabit bir seyri tutturabilen ve bu sayede ölümlerin de önüne geçen ülkelerin Güney Kore, Japonya, Singapur, Tayvan ve Hong Kong’dan ibaret olduğunu gösteriyor. 
Son haftalardaki Çin de bu tanıma dahil edilebilir belki ama Çin bu noktaya 3 bin 300 insanın hayatını kaybetmesinin ardından gelebildi. 

 
Yazarlar - ZEYNEP SİLAHTAROĞLUEYNEP SİLAHTAROĞLU
 
Tesislerimizi neden farklı turizm modelleri yaratarak çalıştırmayalım?
 
İçinden geçtiğimiz dönem tarif edilemez ölçülerde sıkıntılı. Resmen görünmez bir düşman ile savaşıyoruz. Teknolojik devrimin yaşandığı 21. Yüzyılda bir virüsün tüm dünyayı bir orta çağ salgını gibi 3 ayda sarıp sarmalayıp yenik düşürebileceğini kim bilebilirdi? Ekonomik sıkıntıların öncesinde başlayan bu dönemde, bu vahşi virüs pandemisi de eklenince Dünya Ekonomisi çökme noktasına geldi. Çöküşten en fazla etkilenecek sektörlerin başında seyahat ve ulaşım olacağını artık herkes biliyor.

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
 
AKP’nin ithalat, tüketimden alınan vergiler ve Dünya piyasalarına göre yüksek faizle finanse ettiği ithalata dayalı büyüme politikası, Corona salgını öncesinde çökmek üzereydi. Mart ayının başında yaygınlaşan salgın; bir anda ülkeyi boyutları öngörülmesi güç bir darboğaza sokarken, öte yanda AKP’nin ekonomi politikasına yönelen eleştirileri ikinci plana itti.
 
Açıklanan önlemler ve destek paketleri gerçekçi olmadıkları için fazla bir anlam taşımıyorlar. İktidarın elinde para basmak dışında kayda değer kaynağın kalmadığı ortaya çıkıyor.
 
Salgın kuşkusuz sadece Türkiye’de değil, Dünyanın her yanında şu anda hissettiklerimizden daha ağır sonuçlara yol açacaktır.İlk bakışta hayli iddialı gelebilir ama kaçınılmaz bir sürecin başladığı ortada. 
 
Salgın sonrasında Küresel ekonomiyi derinden etkileyecek köklü değişime, bugünden hazırlanmak zorundayız.

Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU

Herkesin daha iyi bir dünya için dileklerini dile getirdiği  yeni yılın daha ikinci gününde 2020  kötü başladı.
 
Amerika’nın İran Devrim Muhafızları'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi Genel Komutan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis'in öldürmesi hayra alamet değil.
 
Bu olayın nelere yolaçabileceği ile ilgili olarak çeşitli kesimlerden her düzeyden kişilerin yaptıkları açıklamalarda ifade edilenin ötesinde etki ve sonuçları olacak.

Yazar - AV. EKİM SU KÜFTEOĞLU
 
23 Aralık’ta kimi ajanslarca gönderilen bültenlerde Yargıtay’ın havayolu şirketlerinin overbooking yapamayacağı şeklinde karar verdiği yer almakta. Oysaki bahsedilen kararda overbooking halinde uçağa alınmayan yolculara yalnızca maddi tazminat verilmesinin hatalı olduğu, manevi tazminat da ödenmesi gerektiği belirtiliyor.
 
Yargıtay kararının anlaşılabilmesi için taşımacılık sözleşmeleri ve tazminat türleri hakkında bilgi sahibi olunması gerekir. Aksi halde, gerçeği yansıtmayan haberlere inanan birçok seyahat acentesi ve yolcunun ağzı yanacak. 
 
Bahsedilen karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2018/4239 E., 2019/5756 K. Sayılı ve 24.09.2019 tarihli kararı, özeti ise şu şekilde:

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
 
Bakanlık ve seçimle gelen meslek örgütleri yöneticileri
 
 
TÜRSAB’ın ardından AKTOB ve TUROFED’in seçimli genel kurulları tamamlandı.
 
Sektörün en önemli meslek kuruluşları, TUREB’in geçtiğimiz Mart ayında sonuçlanan genel kurulu da dikkate alınırsa, tümü seçimle gelmiş yeni yönetimleriyle üyelerine hizmet sunacaklar.
 
Bu ortamda atamayla gelmiş siyasetçi kimliğiyle görev yapan tek yönetici Sayın Ersoy’un, önümüzdeki dönemde nasıl bir yol izleyeceğini hep birlikte göreceğiz.
 
Ancak meslek örgütlerinin genel kurullarına katılmayan, bakanlık adına alt rütbeli temsilciler göndererek, bu kurumları-eskilerin deyimiyle- istiskal eden, bizzat kulisle sonuçları etkileme çabalarıyla dikkat çeken bir Bakana pek alışkın olmasalar da, Sektör yöneticilerinin mesleki çıkarlarını savunmayı özenle sürdüreceklerine kuşku yok.

 
 
 
 
 
 
Yazar - KAYHAN TANER ÖZEN
 
Türkiye’ye yönelik turizm talebi büyüyor. Fakat turizm yatırımları özellikle otel yatırımları aynı oranda artmıyor.
 
Bu durumun sebebini anlamak için önce yeni otel yatırımları için 2019 yılında alınan yatırım teşvik belgelerinin yatırım yerleri, rakamları ve sınıflarına bakmak gerekecektir. Aşağıdaki tablolarda iki önemli destinasyonumuz ve Türkiye geneli yeni yatırım talebi gözükmektedir.
 
 
 
2019 yılı Ocak Ekim döneminde 101 yatırımcı, toplam yatak kapasitesi 31.683 olan 102 otel projesi için yatırım teşvik belgesi almıştır.

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Bütçe görüşmeleri parlamenter demokrasi ile yönetildiğimiz dönemlerde, Meclisin en başta gelen ve kuşkusuz en ilgi çekici tartışmalarına sahne olurdu.
 
Bakanlar ve Başbakanlığa bağlı kuruluşların en üst yöneticileri, Bütçe ve  Plan Komisyonunda;  gelecek yıl yapacakları harcamaları gerekçeleriyle anlatırlar, milletvekillerinin eleştiri ve önerileri dikkate alınır, tartışmaların bitiminde kabul edilen tasarı Genel Kurula giderdi.

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Gündeme geldiğinden beri tartışılan Tanıtma Ajansı’nın hergün yeni bir falsosu ortaya çıkıyor
Son falso 29 Aralık’ta yapılacak seçimler.
Yasaya göre Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Yönetim Kurulu seçimleri Türkiye’nin yedi bölgesinde, aynı günde yapılacak.
İlk günden beri her açıdan ‘Ben yaptım oldu’ mantığı ile yürütülen çalışmanın seçimlerle ilgili düzenlemelerinin her adımı konuyla
ilgili ilk günden dile getirilen itirazlara bir kez daha hak verdiriyor.

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Kapadokya’da Unesco’nun önerdiği biçimde bir “Alan Yönetimi Modeli” uygulanmasına karar verilmesi, sektör dışındaki kesimler arasında ciddi boyutlarda eleştirilere yol açıyor.
 
Kapadokya Alan Yönetimi kurulmasına ilişkin hazırlanan taslağın yasalaşmasının ardından, bölgede özellikle yapılaşmaya karşı tutumuyla öne çıkan  Milli Parkların, yetkilerinin Cumhurbaşkanlığı Kararıyla  kaldırılması, kamu yönetiminin geçmişteki çok tartışmalı uygulamaları yüzünden haklı duyarlığa yol açtı.
 
Konuya ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı; 
 
'Göreme Vadisinde Milli Park statüsünün kaldırılarak Kapadokya alanının ranta açılacağına dair çeşitli mecralarda haberlerin yer aldığı görülmektedir.

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Belek, Lara, Kemer, Side ve diğer bölgeler dünya turizminin birer destinasyonu.
 
Peki bu bölgelerin şehir merkezi olarak Antalya?
 
Ne yazık ki henüz değil.
 
Ama olabilir, olmalı, olmasının temeli var.
 
Paris, Latin Quarter (Latin Mahallesi) ile dünyanın her yerinden ziyaretçi ağırlıyorsa Antalya Kaleiçi’nin ne eksiği var.
 
Hafta sonu Antalya’daydık Kaleiçi’nde  Turizm eski bakanı Bahattin Yücel ve Sektörün duayenlerinden Camel Tur’un sahibi Ergün
Güvenç ile sohbet ederken bunu konuştuk. 
 
Sektörün değişik kesimlerinden kişilerle resmi ortamda bir toplantı ya da görüşmede değil, dostane ilişki ortamında gündemdeki konular ile birlikte bunu da konuştuk,  görüş alışverişinde bulunduk sohbetler ettik.
 
Thomas Cook iflası, olası gelişmeler, Diana Easy Jet Holidays partnerliği, Jet2 Holidays’in Marmaris ve çevresindeki otelcilerden sonra Antalya’daki otelcilerle toplantısı ve dost sohbeti ortamında güncel konuları konuştuk, tartıştık.

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Atasözleri; binlerce yıl öncesinden günümüze uzanan, insanlığın ortak vicdanını ve yaşanarak damıtılmış gerçekliği tanımlayan özlü halk sözleridir. 
 
Yıllar önce bir Afrika atasözü ilgimi çekmişti. 
 
Hala aklımda tutarım.“Sular çekildiğinde sinekler balıkları, yükseldiğinde ise balıklar sinekleri yerler. Doğada kimin kimi yiyeceğine, ne balıklar, ne de sinekler, sadece suyun akışı karar verir.”
 
TÜRSAB’ın önceki yönetiminin gelişen dünya koşullarına göre konumlanmak yerine populist bir yaklaşımla yargı yoluyla yasaklatmaya kalkıştığı,  uluslararası rezervasyon ağlarına konan tedbir kararı, geçtiğimiz gün yürürlükten kaldırıldı.

 
 
 
 
 
 
Yazar - KAYHAN TANER ÖZEN
 
Thomas Cook’un iflası seyahat acenteliği işinde ne ilk iflastır ne de son olacaktır. Bu İngiliz kökenli şirketin batmasının çok ses getirmesinin iki nedeni vardır; büyük hacmi ve çok uzun ömrü.
 
Yönetim hatası
 
Thomas Cook’u yakından izleyen otoritelerin batış için saydıklarını bir çok neden vardır; teknolojiyi yakalayamama, yanlış borçlanma, sektörün dönüşümünü analiz edememe, sektörden olmayan yöneticilerin işin başına getirilmesi, İngiliz Hükümetinin destek vermemesi vs. Bu faktörlerin hepsinin şirketin batışında etkisi olmuştur. Doğrudur. Sayılan bütün etkenlerin ortak noktası ise şirketin kötü yönetildiği için battığıdır.

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Kısa adı TÜRSAB olan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği 1972’de 1618 sayılı yasa ile kuruldu.
Metindeki tanıma göre TÜRSAB kamu kurumu niteliğinde bir meslek örgütüdür.
Kurulduğundan yakın bir zaman öncesine kadar, özel bir yasa ile kurulmuş olmanın da avantajıyla bir meslek örgütü olarak sektör için önemli ve iyi işler yaptı.
Meslek örgütüyken holding oldu
Bir süreden beri ise TÜRSAB, meslek örgütü kimliğinden uzaklaştı.
Bunda, iki yılı yönetim kurulu üyeliği 18 yılı da başkanlık olmak üzere 20 yıl başında bulunan Başaran Ulusoy’un bu dönemde birliği meslek örgütü konumundan çıkarıp kişisel çıkarlara alet edilen, holding  bünyesine dönüştürmesinin önemli bir rolü var.
Mevcut yönetim ve muhalefet: Al birini vur ötekine
Ama TÜRSAB’ın kuruluş nedeni olan seyahat acenteliği mesleği ve üyelerine hizmet etmekten çıkmasının tek nedeni bu değil.