Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Türkiye geçtiğimiz 24 Haziran’da başlayan Yeni Rejimin- yeniyi özellikle kullandım, kimilerine göre Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi, kimilerine göre ise Başkanlık adı verilen bir rejim bu- kendine özgü kurallarıyla yürürlükte olduğu bir dönemin ilk büyük seçimine giriyor.
Belki de bu yüzden partilerin kampanyalarında işledikleri konular, adayların ve liderlerin mesajları bir yerel seçimin boyutlarını fazlasıyla aşıyor.
Başkan adayları ekonomik kriz yüzünden, belediyecilik ile doğrudan ilgili olmayan, tarımsal üretim ve ürün pazarlama alanlarına, eğitim ve teknoloji geliştirme sektörlerine yönelmek zorunda kalıyorlar. 

Yazarlar - ZEYNEL KAYINOVA
Antalya yurt içi ve yurt dışında turizmde tanınan (popüler) bir şehirdir ama marka bir şehir değildir.
Antalya ilinin turizmde tanınmışlığının (popülaritesinin) yanında, tarihi, kültürü, iklimi, çevresi ve doğasıyla, doğal kaynakları ile büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel şehridir” sözünü her zaman doğru çıkarmış ve bu durumunu halen sürdürmektedir.                                                    Antalya ili marka il olmayı sağlayacak birçok parametrelere sahiptir. Bir önceki yazımda bu parametrelerin açıklaması yapılmıştır.

Yazar - MURAT AĞIREL
İstanbul Suriçi'ni bilmeyenler için anlatayım.
Süleymaniye, yer aldığı tarihî dokusu ile inanılmaz güzel bir yerdir. 
Kanuni Sultan Süleyman ve Mimar Sinan gibi eşsiz kişilerin türbeleri bu semtte yer alıyor. 
Hatta bu semt 1977 yılında SİT alanı ilan edilmiş, 1985 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınmış.
Peki biz ne yaptık?
Katarlılara beton döksün diye peşkeş çektik.
Yazar CÜNEYT ERTÜRK
İlkokul yıllarımızdan, ta ki üniversite yıllarımıza kadar her sınıfta mutlaka “Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkemiz var.” cümlesini kurmuşuzdur. 
Biz bu cümleyi söylerken çoğu zaman üç tarafımızı saranın sadece su olduğu gerçeğini algılamışızdır. 
Meslek olarak turizmi veya deniz lojistiğini seçen biri için ve hatta bir balıkçı için bu daha değişik anlamlar sunuyor. Üç tarafımız deniz. Deniz var ise kumsal vardır. Ülkede dört mevsim hayat veriyorsa “Bahar” vardır, “Yaz” vardır. Yani bir bakıma bu denizler direk olarak bir Turizmci’ye, bir Taşımacı’ya, bir Balıkçı’ya; dolaylı olarak da bunların muhatap olduğu tüm diğer sektörlere ticari bir kapıdır.

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
2018 yılı başında tur operatörlerinin, gerçekçi olmayan, abartılı beklentilere dayalı konulan uçakların boş kalması ile meydana gelen yüz milyon dolarla ifade edilen zarar üzerine bu yıl tur operatörü de otelci de uçakçı da hesabını daha gerçekçi biçimde yapıyor….
Türkiye’nin turizmde birinci pazarı artık Rusya. 
Bunun önümüzdeki yıllarda da değişme olasılığı görünmüyor
Bu, niyet ya da beklenti değil veri ve olguya dayalı bir durum
 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Yaklaşan yerelseçimler öncesinde özellikle iktidardaki  AKP + MHP  Bloku,  ellerindeki belediyeleri kaybetmeme kadına alışılmadık yöntemlere başvuruyorlar.
İçişleri Bakanı Soylu’nun Polatlı’da yaptığı bir konuşmada dile getirdiği örtülü tehdit; Alman’ları ürkütmeye yetiyor.
Bakanın rezervasyonların yoğunlaştığı dönemde söyledikleri, yeniden bu pazara güçlü biçimde dönen Türkiye’nin rahatsız ettiği rakip ülkelerin de körüklemeleriyle, farklı bir boyut kazandı.
Tepkilerin artışı nedeniyle once Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü bir açıklama yaptı.
Yazar - Erdal ÇELİK
Giderek büyüyenşehir turizminin önemli bir ögesini oluşturan müzeler ulusal, bölgesel ve yerel bazda rekabet unsurlarından biridir. Şehirler, müzeleri kümelenmeyle güçlü bir öge şeklinde pazarda konumlandırıyor. Örneğin Viyana,MuseumsQuartier ile bir müze kümelenmesini başarıyla hayata geçirdikten sonra ikinci bir müze kümelenmesi planlıyor. 
 
Müzelerin yeteri kadar çekicilik sunmadığı bir destinasyonda, bir müzeden daha fazlasının kurgulanması gerekiyor.
 
Bu bağlamda,“kümelenme” kavramı endüstride öne çıkmakla birlikte, sihirli bir kelime gibi algılanan bu kavramının son yıllarda bağcılık işletmelerinden müzelere kadar geniş bir kullanım yelpazesine ulaştığı görülüyor.

 
 
 
 
 
 
 
Yazar - Erdal ÇELİK
Ne çok şey bekliyoruz hayattan, bazen insanlardan, bazen kurumlardan.
Her şeye anlam yüklüyor ve karşılık bekliyoruz. 
Bazen de kapasitesinden çok fazla anlamlar yüklüyoruz, böylece çok fazla hayalkırıklıkları yaşıyoruz.
İnsanız ve içimizde bir yerlerde umduğumuz karşılıklar var hep.
Genellikle “hiçbir şey bekleme” demiyoruz / diyemeyiz.
Yazar - MUSA ALİOĞLU
Türk bürokrasisi, çözüm bulamadığı her sorun için, bir sebep üretmekte mahirdir.
Hiçbir şey yapamaz ise, sorun komisyon marifetiyle çözülsün diye, oraya havale eder. Şayet, oradan da bir çözüm çıkmaz ise, bu kez de topu başkalarına atıverir.
Bürokrasideki bu tür çözüm üretimine bir yenisi daha eklendi diyebiliriz.
Yazar - SEHA AKSÜ
Osmanlı İmparatorluğu’nun yükseliş döneminin bu gözde semti, İstanbul İli, Fatih İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Bölge, Unkapanı Köprüsü devamında Atatürk Caddesi, Ordu Caddesi, Fuat Paşa Caddesi ve Haliç Kıyısı boyunca uzanan Ragıp Gümüşpala Caddeleri ile çevrelenmektedir 

Yazar CÜNEYT ERTÜRK
Ülkemiz turizminin geçmişi çok eskilere gitmez. Turizmin profesyonel bir uğraş olarak yapılması ise çok yakın tarihi işaret eder. 
Gelin biraz da turizmin patronlarına göz atarak günümüze kadar olan süreç içerisindeki gelişime dikkat çekelim. Ve başlığımızın cevabını birlikte bulalım.
Yazar - CÜNEYT ERTÜRK
Bilindiği üzere, 7061 Sayılı Kanun kapsamında turizm tahsisli kamu arazilerinin tahsis sürelerinin 49 yıla kadar uzatılması mümkün hala getirilmiş olup,süre uzatımı müracaatlarının taşınmazların maliki olan idarelere yapılması gerektiği belirtilmiştir.
 
Tahsislerin geneline bakıldığında yetkili idareler; Turizm Bakanlığı, Milli Emlak, Maliye Bakanlığı, Varlık Fonu, Özelleştirme İdaresi, Orman Genel Müdürlüğü ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü olarak gözükmektedir. 

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Son günlerde yaygın biçimde “üst solunum” yollarına dadanan bir bakteri aracığıyla ben de payıma düşen enefeksiyonu aldım.  
Doğrusunu isterseniz yakınacak halim yok. En azından iyileşme sürecinde, sektördeki bir takım gelişmeleri gözleme olanağı da buldum.
İlgimi en fazla çekenler arasında, Fransa’da hükumetin izlediği yüksek vergileri protesto eden “sarı yeleklilerin” eylemleri de vardı. Geçim sıkıntısı içindeki orta sınıf Fransızlar, özellikle akaryakıttan alınan yüksek vergilerin inidirilmesi amacıyla her hafta sonu sokaklara çıkıyorlardı.
Belki de Fransa’dan izlediklerimin etkisiyle; bizde öznesinde “sarı yelek” olan bir başka eylem diğerlerinden daha çok ilgimi çekti.

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Son sözü baştan söyleyelim.
Kimileri kızabilir.
Ama Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yurtdışından 2015’te başlatıp 2017 yılında zirveye çıkan yurtdışından uçak ve kruvaziyer gemilerle turist getiren seyahat acentelerine havayolunda uçak başına denizde yolcu başında destek sağlanması uygulamasına son verilmesi yerinde ve doğru bir karardır.
Neden?
Bu uygulama  Rus savaş uçağını düşürüldüğü o karanlık olay üzerine Türkiye’nin turizmde tarihinin en ağır krizini yaşadığı sürece girmesi üzerine başlatıldı.
 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Türkiye’nin gündemi önümüzdeki 31 Mart seçimlerine kilitlendi diyebiliriz.  
Öyle ki, Tanzim Satışları konusunda kamuoyunu etkilemeye dönük kampanya, İktidarın devlet destekli mitinglerini bile gölgede bırakıyor.
Bugünlerin öncelikleri arasında bizim sektör yok. Türkiye’nin turizm açısından en önemli ili sayılan İstanbul’daki başkanlık yarışında dahi adı geçmiyor.
Ancak  Belediye Başkanlığı için yarışan siyaseçiler turizmle ilgilenmeseler de, içlerinden bazıları; turizmi dış politikada sorunlara yol açacak biçimde kullanma çabasındalar.

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Turizmciler geçtiğimiz haftayı hayli yoğun geçirdiler. 
 
Gündemlerinde bir yanda yaklaşmakta olanın heyecanı, öte yanda geçtiğimiz sezonun sonuçlarının değerlendirilmesi ve kuşkusuz umutları vardı.
 
Herkesin bildiği sır olan 1618 sayılı yasada değişiklik yapan taslağın, üyelerden gizlenen maddelerini kestirmeye çalışanlar ile öte yanda ellerine geçirdikleri güçle, diledikleri gibi sonlandırmak isteyenlerin farklı heyecanları gözlerden kaçmıyordu.
 
Haftanın ilk yarı resmi etkinliği 30.Kuruluş Yılını kutlayan TYD’nin, kokteyl ve katkıları nedeniyle sektörün eskilerine verdiği ödüllerin yer aldığı törendi.

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Geçen hafta turizmgazetesi’nde TÜRSAB’ın İstanbul Asya yakasındaki üyelerle yaptığı toplantı haberi ‘TÜRSAB’da çömlek erken patladı’ başlığı ile verilmişti.
 
O haberden sonra öyle yerlerden öyle bilgiler geldi, o kadar değişik kesimlerden arayanlar oldu ki bir dönemin saygın meslek örgütünde olup bitenleri yazmak farz oldu.
 
Zira TÜRSAB’ta durum meğer tahmin edilenden de vahim…
 
Önce başlıktaki harf kalabalığı arasında kaybolmamak için önce bu kısaltmaların açık adlarını yazalım.
 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Gelişme sürecinde yakınlarımdan, çoğu kez kendi işimden daha fazla zaman ayırdığım için TÜRSAB’ın adını her duyduğumda –aradan geçen bunca yıla karşın- heyecanlanırım.
 
Aslında milyarlarca dolar tutan yatırımlarına ve bazılarının Ankara ilişkilerindeki üstün becerilerine karşın sektörün diğer kesimlerinden daha etkin konuma gelen seyahat acentelerinin başarı öyküleridir diyebiliriz TÜRSAB’ın kısa tarihine.
 
Askeri bir darbenin TBMM üzerindeki koyu gölgesi altında, 1972 yılında 1618 sayılı yasa ile kamu kurumu niteliği kazanan sektörün tek meslek kuruluşunun, zaman içinde geldiği yer sanırım seyahat acenteliğine gönül vermiş herkesi üzüyor.
 
 
 
 
 
 

 

Yazar - FARUK ŞEN

27 Avrupa Birliği ülkesinde yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde takriben parlamentonun %60’ının yeni kişilerden oluşacağından hareket ediliyor. Ayrıca gelen milletvekillerinin büyük bir çoğunluğunun da sağ ve ırkçı partilerden oluşacağı tahmin ediliyor. Bunun ışığında yepyeni bir Avrupa Parlamentosu ile 5 yıl için karşı karşıya kalacağız. Aynı değişimi Avrupa Birliği Komisyon Başkanı ve komiserlerden de göreceğiz. 27 komiser ve Avrupa Birliği Komisyon Başkanı yeni isimlerden oluşacak.
Yazar - SEHA AKSÜ
İngiltere’nin AB taraftarı Başbakanı Cameron önderliğinde, sürpriz gibi görünen bir referandum kararıyla elini güçlendirmek için sandığa gitmesi ve sonuçta Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı (Brexit) çıkması beklenmedik bir sonuç değildi. 
 
Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. 23 Haziran 2016 tarihinde yapılan referandumda AB’de kalma yanlıları % 48, AB’den ayrılma yanlıları % 52 oranında oy aldı. Elbette ki referandumda şaibe, mühürsüz oy pusulaları tartışması yaşanmadı. 
 
 
 
 
 
 
 

Yazar - OSMAN AROLAT

TÜRSAB'ın eski başkanı ve eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel'in anılarının yer aldığı kitapta Türkiye'de turizmin 1950'lerde İstanbul Hilton Oteli'nin kuruluşuyla ivmelenen gelişmesi anlatılıyor.
 
Kitapta Amerikalı Conrad Hilton'un savaş sonrası geldiği İstanbul'dan etkilenerek, dönemin Emekli Sandığı Genel Müdürü Ulvi Yenal'm girişimiyle Hilton Oteli'ni turizm açısından önemli bir adım olarak işletmeye açtığı anlatılıyor.
 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Turizm Gazetesinin haberine göre; geçtiğimiz Kasım ayının sonlarında Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde askıya çıkarılan bir kararda şu ifadeler yer alıyor.  “İlimiz Bodrum İlçesi, Yalı Beldesi, “Adalıyal Turizm Merkezi” sınırları içerisinde kalan 1/5000 ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama imar Planı Değişikliği teklifi, Bakanlık Makamının 18.10.2018 tarih ve 187095 sayılı Olurları ile 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109. Maddesi uyarınca tadilen onaylanmış olup, 28.11.2018 tarihinde Müdürlüğümüz ilan panosunda 30 gün süre ile Muğla Valiliği Çevre Müdürlüğünce askıya çıkarılmıştır.”