Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Türkiye’de siyaset kurumu dünya ölçeğinde bir marka olan İstanbul’da, yerel seçimleri aradan geçen yaklaşık 1,5 aylık sürede sonuçlandıramadı.
 
Kötüye değil çok kötüye giden ekonominin, günlük hayatımızdaki etkilerinin daha az tartışılmasına, Ortadoğu’da girilen diplomasi çıkmazını kamuoyundan gizlemeye yarasa da, iktidarın bu tutumu sürerse;önümüzdeki günlerde ülkede “her şeyin çok güzel” olacağı hayli kuşkulu.

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
“Firmalara sağlanan destek ticari sır’dır açıklamayız.”
CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Kültür ve Turizm Bakanı olarak atadığı Mehmet Ersoy’un yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesine verilen yanıtta böyle deniyor.
Cumhurbaşkanı’nın onayı, bakanlığın uygulama ve esasları tebliği Resmi Gazete’de yayınlanmış bir uygulama ile yapılmış bir işlem nasıl ‘Sır’ olabilir.
Yasal işlem neden sır
Seyahat acentelerine yurtdışından uçakla getirdikleri turistler için uçak başına, kruvaziyer gemileri ile getirdikleri turistler için de kişi başına destek sağlanması, Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan 11/1/2016 tarihli ve 2016/8508 sayılı “Ülkemize Turist Getiren  ( A ) grubu seyahat Acentelerine Destek

Yazarlar - ZEYNEL KAYINOVA
Değişim her iş sektöründe olduğu kadar konaklama işletmeleri için de önemli bir olgudur.
Çünkü değişim hayatın her yanında vardır ve hızla yaşanmaktadır. 
İnsanlar değişimin getirdiği yeni kavramlara göre yaşam planlarını yapmak, işletmelerde iş alanlarında kurallarını yeniden yazmak zorundadır.
 
Kısa zaman önce bilgi çağını yaşıyorduk tüm işlemler bilgi çağının hayatımıza soktuğu parametrelere göre yapılıyordu.
Uzun süreceğini tahmin ettiğimiz bilgi çağı kısa sürdü ve süratle dijital (internet) çağına geçildi.
Bilgi çağında konaklama işletmelerinde müşteri çalışan iletişimi fiziksel kavram (karşılıklı temas) üzerinden yapılıyordu. A
rtık iletişimde başarı dijital çağın ortaya koyduğu parametrelere göre yapılması gerekecektir.   

 

Yazar - YAVUZ ATAÇ
Sakın bizim turizmcilerin rakı masasında “Nihansın Dideden Ey Mest i Nazım” şarkısını söylediğini sanmayın. Çünkü kafası güzel olunca birçoğu, “Kalenin Dibinde” türküsünü tutturur. 
Şimdi mutlaka içlerinden birkaçı, “Yok kardeşim, biz Istanbul Sokakları veya Çökertme’den Çıktım Halil’imi okuruz, kalenin dibinde nereden çıktı diyecektir ama istisnalar kaideyi bozmaz.
Şöyleki bu tespiti, Max Planck’ın kuantum teorisi denklemi veya  Sigmund Freud’un psikanaliz tekniğini formülüyle de açıklayabilirim ama kafanız karışsın istemiyorum. 

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Üzerinden haftalar geçti. 
Dünyanın pek çok ülkesinde bir kaç saat içinde elde edilen sonuçların neden geciktirildiği kısa sürede anlaşıldı. 
Ülkenin en büyük kenti İstanbul’un -daha doğrusu İstanbul’luların- seçimi, kaybedenlerce bir türlü kabullenilemiyordu.
İktidar partisinin bu yenilgiyi değerlendirmekten çok, İstanbul’da seçimi yenilemek amaçlı kılıf arayışlarının, ileride siyasal tarihimize geçeceğine hiç kuşku yok.
Son seçimlerle sadece AKP’nin siyasal büyüsü bozulmakla kalmadı. 
 
 
 
 
 
 
Yazar - KAYHAN TANER ÖZEN
Aşağıda yer alan grafiklere ve tablolara baktığımızda Son yıllarda Türkiye’ye gelen turist sayısının arttığını, buna mukabil otel yatırımlarının ise azaldığını görürüz.    İşlerin iyi gittiği 2014 yılında turizm sektörü yatırımcıları toplam yatak kapasitesi 82.074 olan 316 otel projesi için yatırım kararı alıp teşvik belgesi almış iken bu rakam 2018 yılı için 167 otelde 28.661 yatağa kadar düşmüştür. Halbuki 2018 yılında Türkiye’ye 2014 yılı rakamı olan 42 Milyon turistten %10 fazla turist gelmiş, rakam 46 Milyon olmuştur.
 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Son dönemde verimli ve hızlı sonuç almak için siyasal yöntem haline getirilmeye çalışılan, kamuoyu oluşturma amaçlı bir kavram gündemde: Kamuyu şirket gibi yönetmek. Kaçınılmaz olarak  turizm sektörünü de etkisi altına alıyor.
 
Aslında yapısal özellikleri nedeniyle uluslararası normlara uygun serbest rekabet koşullarının en çok geçerli olduğu sektör turizmdir. Bu yüzden kamu ya da özel sektör etkisiyle oluşabilecek haksız rekabet uygulamalarına karşı en duyarlı kesimi turizmciler oluştururlar.
 
Son günlerde yürütülen 1618  sayılı TÜRSAB yasasını düzenleme çalışmaları, her ne kadar mesleki kamuoyuna açık sürdürülmese de, ileride sektörde yoğun tartışmaları gündeme taşıyacağa benziyor.

Yazar - FATİH ÇEKİRGE
Çevre Bakanı için çağrı: Yetişin, cenneti işgal ediyorlar Her bahar aynı şikâyet... 
İşte Göcek... 
Hisarönü... 
Gökova... 
Ben yazmaktan yoruldum, onlar "talandan, fırsattan" yorulmuyor... 
Ama bu cennet kıyılar için, bu güzel vatan için sonuna kadar yazacağım. 
Aslında bu defa olay "bahar şikâyetlerinin de ötesine geçti. 
Çünkü... 
"Af fırsatçıları" devrede. 
Çünkü... 
31 Aralık 2017 öncesindeki yapılan kapsayan af için 2018'de hazine arazileri üzerine denize sıfıra varacak kadar yakın atılan kaçak temeller, çıkılan iskeleler mantar gibi yükseliyor. 
Yazar - SEHA AKSÜ
İstanbul’da ilk hava meydanı, askeri amaçlarla 1912 yılında o zamana göre şehirden hayli uzak küçük bir yerleşim yeri olan Yeşilköy’de hizmete girdi. Sivil havacılığımızın ilk adımı ise cumhuriyetten sonra 1925 yılında yine Yeşilköy’de kurulan Türk Tayyare Cemiyeti ile atıldı.
Küçük bir askeri hangar ile yanındaki kâgir binanın sivil uçuşlara tahsis edilmesinin ardından, İstanbul-Ankara arasında Şubat 1933’de gerçekleştirilen ilk uçuşla,”Yeşilköy Hava Meydanı” sivil uçuşlara açılmış oldu.
Uluslararası uçuşlar için Chicago’da 1944 yılında imzalanan Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşması’nı müteakip, İstanbul-Kargasekmez’de uluslararası bir hava alanı yapılmasına karar verildi. Kargasekmez Türk dilinde “kimse bulunmayan veya az kimse bulunan, tenha, yaban” yer olarak tanımlanır.

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
AKP İktidarının kamuoyu önünde vurgulamaya özen gösterdiği Osmanlı’cı tutumunun göstermelik olduğu, zaman içindeki uygulamalarıyla ortaya çıkıyor.
Bugün (05 Nisan 2019) gece yarısından başlayarak tarifeli uçuşlara kapatılacak olan Atatürk Havalimanının çekirdeğinin, 1912 yılında Osmanlı döneminde kurulduğunu çok azımız anımsarız. 
Yeşilköy Hava Meydanı adıyla 1933 yılında az sayıda sivil uçuşa hizmet vermeye başlayan bugünkü Atatürk havalimanı, 1953 yılında DP İktidarı döneminde genişletildi ve uluslararası hava trafiğine açıldı. 

Yazar - GÜNTAY ŞİMŞEK
Atatürk Havalimanı asırlık görevini bu hafta sonu yeni meydana İstanbul Havalimanı’na devretti
Osmanlı İmparatorluğu döneminde bugünkü Atatürk Havalimanı’nın olduğu yerde, Ayastefanos ismiyle ilk önce askeri havacılıkla başlayan serüven daha sonra gelişerek devam etti. Türkiye’nin dış dünya ile bağlantısını kuran en önemli merkez oldu.
Yıllar içinde ‘Hava İstasyonu’ndan meydana, havaalanına ve havalimanına dönüştü. 1950’lerde Yeşilköy, 1985’te Atatürk Havalimanı olarak anılmaya başlandı. Önümüzdeki haftadan itibaren ise Atatürk Havalimanı tüm sorumluluklarını yerine getirmiş bir akil adam gibi hatıralarıyla Türk havacılığına yön vermeye devam edecek. Her zaman hafızalarımızda olacak.

 
 
 
 
 
 
Yazar - KAYHAN TANER ÖZEN
Yerel seçimlerin kesin olmayan sonuçlarına göre Türkiye’nin iki büyük destinasyonu olan Antalya ve İstanbul’da belediye başkanlıkları el değiştirerek muhalefet belediyelerine geçti.
Elbette seçmeni yönetim değişikliğine iten ekonomi politikalarından sosyal politikalara kadar birçok faktör vardır. Mevcut belediyelerin turizm politikaları da seçmenlerin oy kararlarını vermelerinde etkili olmuştur.

Yazar - AV. EKİM SU KÜFTEOĞLU
6698 Sayılı Kanun ile hayatımıza giren “kişisel veri” kavramı ve bu kişisel verilen korunması, özellikle otel gibi hem çok sayıda çalışanı hem de ziyaretçisi/müşterisi olan şirketlerde önem arz ediyor.
Kişisel veri tanımına kanunda “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” olarak yer verilse de ucu oldukça açık kavramın işverenler tarafından anlaşılması oldukça güç. Bu nedenle, KVKK alanında profesyonel bir hazırlığı olmayan otel ve işletmelerin oldukça ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalması söz konusudur. 

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Almanya’da mecliste iflası konuşulan Thomas Cook Biblio Globus’u neden aldı ?
Thomas Cook’un Biblio Globus’u alması sektörel ya da pazar ile değil borsa ile ilgilidir.
Grubun bir süreden beri yaşadığı sorunlar ve içinde bulunduğu durum bunu gösteriyor, 
Bu gelişmeler yaşanırken...
Avrupa seyahat pazarının ikinci büyük grubu Thomas Cook, birkaç yıldan beri peş peşe yaşadığı üst düzey yönetim değişiklikleri, içine girdiği mali sıkıntı nedeniyle başta havayolu şirketi olmak üzere bünyesindeki bazı varlıkları satma arayışında olması ve geçen yıl açıkladığı zarar konuşulurken Rusya’daki Biblio Globus’u alması tartışılıyor.

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Türkiye geçtiğimiz 24 Haziran’da başlayan Yeni Rejimin- yeniyi özellikle kullandım, kimilerine göre Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi, kimilerine göre ise Başkanlık adı verilen bir rejim bu- kendine özgü kurallarıyla yürürlükte olduğu bir dönemin ilk büyük seçimine giriyor.
Belki de bu yüzden partilerin kampanyalarında işledikleri konular, adayların ve liderlerin mesajları bir yerel seçimin boyutlarını fazlasıyla aşıyor.
Başkan adayları ekonomik kriz yüzünden, belediyecilik ile doğrudan ilgili olmayan, tarımsal üretim ve ürün pazarlama alanlarına, eğitim ve teknoloji geliştirme sektörlerine yönelmek zorunda kalıyorlar. 

Yazarlar - ZEYNEL KAYINOVA
Antalya yurt içi ve yurt dışında turizmde tanınan (popüler) bir şehirdir ama marka bir şehir değildir.
Antalya ilinin turizmde tanınmışlığının (popülaritesinin) yanında, tarihi, kültürü, iklimi, çevresi ve doğasıyla, doğal kaynakları ile büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Şüphesiz ki Antalya dünyanın en güzel şehridir” sözünü her zaman doğru çıkarmış ve bu durumunu halen sürdürmektedir.                                                    Antalya ili marka il olmayı sağlayacak birçok parametrelere sahiptir. Bir önceki yazımda bu parametrelerin açıklaması yapılmıştır.

Yazar - MURAT AĞIREL
İstanbul Suriçi'ni bilmeyenler için anlatayım.
Süleymaniye, yer aldığı tarihî dokusu ile inanılmaz güzel bir yerdir. 
Kanuni Sultan Süleyman ve Mimar Sinan gibi eşsiz kişilerin türbeleri bu semtte yer alıyor. 
Hatta bu semt 1977 yılında SİT alanı ilan edilmiş, 1985 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınmış.
Peki biz ne yaptık?
Katarlılara beton döksün diye peşkeş çektik.
Yazar CÜNEYT ERTÜRK
İlkokul yıllarımızdan, ta ki üniversite yıllarımıza kadar her sınıfta mutlaka “Üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkemiz var.” cümlesini kurmuşuzdur. 
Biz bu cümleyi söylerken çoğu zaman üç tarafımızı saranın sadece su olduğu gerçeğini algılamışızdır. 
Meslek olarak turizmi veya deniz lojistiğini seçen biri için ve hatta bir balıkçı için bu daha değişik anlamlar sunuyor. Üç tarafımız deniz. Deniz var ise kumsal vardır. Ülkede dört mevsim hayat veriyorsa “Bahar” vardır, “Yaz” vardır. Yani bir bakıma bu denizler direk olarak bir Turizmci’ye, bir Taşımacı’ya, bir Balıkçı’ya; dolaylı olarak da bunların muhatap olduğu tüm diğer sektörlere ticari bir kapıdır.

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
2018 yılı başında tur operatörlerinin, gerçekçi olmayan, abartılı beklentilere dayalı konulan uçakların boş kalması ile meydana gelen yüz milyon dolarla ifade edilen zarar üzerine bu yıl tur operatörü de otelci de uçakçı da hesabını daha gerçekçi biçimde yapıyor….
Türkiye’nin turizmde birinci pazarı artık Rusya. 
Bunun önümüzdeki yıllarda da değişme olasılığı görünmüyor
Bu, niyet ya da beklenti değil veri ve olguya dayalı bir durum
 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Yaklaşan yerelseçimler öncesinde özellikle iktidardaki  AKP + MHP  Bloku,  ellerindeki belediyeleri kaybetmeme kadına alışılmadık yöntemlere başvuruyorlar.
İçişleri Bakanı Soylu’nun Polatlı’da yaptığı bir konuşmada dile getirdiği örtülü tehdit; Alman’ları ürkütmeye yetiyor.
Bakanın rezervasyonların yoğunlaştığı dönemde söyledikleri, yeniden bu pazara güçlü biçimde dönen Türkiye’nin rahatsız ettiği rakip ülkelerin de körüklemeleriyle, farklı bir boyut kazandı.
Tepkilerin artışı nedeniyle once Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü bir açıklama yaptı.
Yazar - Erdal ÇELİK
Giderek büyüyenşehir turizminin önemli bir ögesini oluşturan müzeler ulusal, bölgesel ve yerel bazda rekabet unsurlarından biridir. Şehirler, müzeleri kümelenmeyle güçlü bir öge şeklinde pazarda konumlandırıyor. Örneğin Viyana,MuseumsQuartier ile bir müze kümelenmesini başarıyla hayata geçirdikten sonra ikinci bir müze kümelenmesi planlıyor. 
 
Müzelerin yeteri kadar çekicilik sunmadığı bir destinasyonda, bir müzeden daha fazlasının kurgulanması gerekiyor.
 
Bu bağlamda,“kümelenme” kavramı endüstride öne çıkmakla birlikte, sihirli bir kelime gibi algılanan bu kavramının son yıllarda bağcılık işletmelerinden müzelere kadar geniş bir kullanım yelpazesine ulaştığı görülüyor.

 
 
 
 
 
 
 
Yazar - Erdal ÇELİK
Ne çok şey bekliyoruz hayattan, bazen insanlardan, bazen kurumlardan.
Her şeye anlam yüklüyor ve karşılık bekliyoruz. 
Bazen de kapasitesinden çok fazla anlamlar yüklüyoruz, böylece çok fazla hayalkırıklıkları yaşıyoruz.
İnsanız ve içimizde bir yerlerde umduğumuz karşılıklar var hep.
Genellikle “hiçbir şey bekleme” demiyoruz / diyemeyiz.