Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Son sözü baştan söyleyelim.
Kimileri kızabilir.
Ama Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yurtdışından 2015’te başlatıp 2017 yılında zirveye çıkan yurtdışından uçak ve kruvaziyer gemilerle turist getiren seyahat acentelerine havayolunda uçak başına denizde yolcu başında destek sağlanması uygulamasına son verilmesi yerinde ve doğru bir karardır.
Neden?
Bu uygulama  Rus savaş uçağını düşürüldüğü o karanlık olay üzerine Türkiye’nin turizmde tarihinin en ağır krizini yaşadığı sürece girmesi üzerine başlatıldı.
 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Türkiye’nin gündemi önümüzdeki 31 Mart seçimlerine kilitlendi diyebiliriz.  
Öyle ki, Tanzim Satışları konusunda kamuoyunu etkilemeye dönük kampanya, İktidarın devlet destekli mitinglerini bile gölgede bırakıyor.
Bugünlerin öncelikleri arasında bizim sektör yok. Türkiye’nin turizm açısından en önemli ili sayılan İstanbul’daki başkanlık yarışında dahi adı geçmiyor.
Ancak  Belediye Başkanlığı için yarışan siyaseçiler turizmle ilgilenmeseler de, içlerinden bazıları; turizmi dış politikada sorunlara yol açacak biçimde kullanma çabasındalar.

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Turizmciler geçtiğimiz haftayı hayli yoğun geçirdiler. 
 
Gündemlerinde bir yanda yaklaşmakta olanın heyecanı, öte yanda geçtiğimiz sezonun sonuçlarının değerlendirilmesi ve kuşkusuz umutları vardı.
 
Herkesin bildiği sır olan 1618 sayılı yasada değişiklik yapan taslağın, üyelerden gizlenen maddelerini kestirmeye çalışanlar ile öte yanda ellerine geçirdikleri güçle, diledikleri gibi sonlandırmak isteyenlerin farklı heyecanları gözlerden kaçmıyordu.
 
Haftanın ilk yarı resmi etkinliği 30.Kuruluş Yılını kutlayan TYD’nin, kokteyl ve katkıları nedeniyle sektörün eskilerine verdiği ödüllerin yer aldığı törendi.

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Geçen hafta turizmgazetesi’nde TÜRSAB’ın İstanbul Asya yakasındaki üyelerle yaptığı toplantı haberi ‘TÜRSAB’da çömlek erken patladı’ başlığı ile verilmişti.
 
O haberden sonra öyle yerlerden öyle bilgiler geldi, o kadar değişik kesimlerden arayanlar oldu ki bir dönemin saygın meslek örgütünde olup bitenleri yazmak farz oldu.
 
Zira TÜRSAB’ta durum meğer tahmin edilenden de vahim…
 
Önce başlıktaki harf kalabalığı arasında kaybolmamak için önce bu kısaltmaların açık adlarını yazalım.
 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Gelişme sürecinde yakınlarımdan, çoğu kez kendi işimden daha fazla zaman ayırdığım için TÜRSAB’ın adını her duyduğumda –aradan geçen bunca yıla karşın- heyecanlanırım.
 
Aslında milyarlarca dolar tutan yatırımlarına ve bazılarının Ankara ilişkilerindeki üstün becerilerine karşın sektörün diğer kesimlerinden daha etkin konuma gelen seyahat acentelerinin başarı öyküleridir diyebiliriz TÜRSAB’ın kısa tarihine.
 
Askeri bir darbenin TBMM üzerindeki koyu gölgesi altında, 1972 yılında 1618 sayılı yasa ile kamu kurumu niteliği kazanan sektörün tek meslek kuruluşunun, zaman içinde geldiği yer sanırım seyahat acenteliğine gönül vermiş herkesi üzüyor.
 
 
 
 
 
 

 

Yazar - FARUK ŞEN

27 Avrupa Birliği ülkesinde yapılacak olan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde takriben parlamentonun %60’ının yeni kişilerden oluşacağından hareket ediliyor. Ayrıca gelen milletvekillerinin büyük bir çoğunluğunun da sağ ve ırkçı partilerden oluşacağı tahmin ediliyor. Bunun ışığında yepyeni bir Avrupa Parlamentosu ile 5 yıl için karşı karşıya kalacağız. Aynı değişimi Avrupa Birliği Komisyon Başkanı ve komiserlerden de göreceğiz. 27 komiser ve Avrupa Birliği Komisyon Başkanı yeni isimlerden oluşacak.
Yazar - SEHA AKSÜ
İngiltere’nin AB taraftarı Başbakanı Cameron önderliğinde, sürpriz gibi görünen bir referandum kararıyla elini güçlendirmek için sandığa gitmesi ve sonuçta Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı (Brexit) çıkması beklenmedik bir sonuç değildi. 
 
Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. 23 Haziran 2016 tarihinde yapılan referandumda AB’de kalma yanlıları % 48, AB’den ayrılma yanlıları % 52 oranında oy aldı. Elbette ki referandumda şaibe, mühürsüz oy pusulaları tartışması yaşanmadı. 
 
 
 
 
 
 
 

Yazar - OSMAN AROLAT

TÜRSAB'ın eski başkanı ve eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel'in anılarının yer aldığı kitapta Türkiye'de turizmin 1950'lerde İstanbul Hilton Oteli'nin kuruluşuyla ivmelenen gelişmesi anlatılıyor.
 
Kitapta Amerikalı Conrad Hilton'un savaş sonrası geldiği İstanbul'dan etkilenerek, dönemin Emekli Sandığı Genel Müdürü Ulvi Yenal'm girişimiyle Hilton Oteli'ni turizm açısından önemli bir adım olarak işletmeye açtığı anlatılıyor.
 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Turizm Gazetesinin haberine göre; geçtiğimiz Kasım ayının sonlarında Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde askıya çıkarılan bir kararda şu ifadeler yer alıyor.  “İlimiz Bodrum İlçesi, Yalı Beldesi, “Adalıyal Turizm Merkezi” sınırları içerisinde kalan 1/5000 ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama imar Planı Değişikliği teklifi, Bakanlık Makamının 18.10.2018 tarih ve 187095 sayılı Olurları ile 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 109. Maddesi uyarınca tadilen onaylanmış olup, 28.11.2018 tarihinde Müdürlüğümüz ilan panosunda 30 gün süre ile Muğla Valiliği Çevre Müdürlüğünce askıya çıkarılmıştır.”

 
 
 
 
 
 

Yazar- HÜSEYİN KURTOĞULLARI

Ünlü gezgin ve dünyanın “ilk turizm yazarı” Marco Polo’ yu anmak üzere FIJET Türkiye (ATURJET) olarak davetli olduğumuz  Zagreb’ de üç güzel gün geçirdik.
 
13 Aralık 2018 tarihinde FIJET, Hırvatistan Turizm Yazarları ve Gazetecileri Derneği ile Hırvatistan Gazeteciler Cemiyeti tarafından ortaklaşa 8.’ si düzenlenen toplantı ve ödül töreni turizm açısından büyük başarıya ulaştığını gözlemlediğimiz Hırvatistan’ ın bu konuda ne kadar iddialı olduğunun ve hız kesmeyeceğinin en güzel kanıtı idi.
Yazar - SEHA AKSÜ
Her şey dâhil otel sistemi bir otel fiyatlandırma yöntemidir. Konuğun ödediği günlük fiyatın içerisinde sadece gecelik oda fiyatı değil, tüm yiyecek, içecek ve hatta daha fazlası bulunur. Genel olarak, sistem tüm dünyada büyük ölçek de gelişmekte olan ülkeler tarafından kullanılmaktadır.
 
II. Dünya Savaşı'nın ardından kurulan Fransız Club Med, tatil köyü kavramını ve her şey dâhil sistemini geliştirdi.
 
Bu kulüpler özellikle on sekiz otuz beş yaş arası çalışan ve bekâr nüfusu hedef pazar alarak faaliyete başladı.

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Önceki yazıya demokrasi ile başlamıştık, sürdürelim..
 
Demokrasilerde; diğerleri gibi “mesleki kuralları” belirlemeyi amaçlayan yasa taslakları da; farklı çıkar gruplarının üzerinde  uzlaştıkları, genel çerçeveyi belirleyen metinler olmak zorundadırlar.
 
Geçmişte de benzer uygulama şimdi üst yönetimde bulunan bir arkadaşımızın öncülüğünde sürdürüldüğü ve istenilen sonuç alınamadığı için burada yinelememizde sakınca yok.  “Yönetim yetkisi nasıl olsa elimizde,  fazla tartışmadan istediklerimizi gerçekleştiririz” düşüncesi, çözmek bir yana sorunları derinleştirmenin dışında sonuç vermez.
 

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Konuya geçmeden önce, olayla ilgili önemli bir gelişmeyi paylaşmak istiyoruz
 
İkbal Turizm skandalında adı geçen Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Sayın Batuhan Mumcu'nun hem cep telefonunda adı kullanıldığı için kişisel olarak hem de bakanlık adına, sözkonusu  firma ile ilgili yasal işlem başlattıklarını öğrendik.
Duyarlılıkları için kutluyoruz                         
****
Bakanlıklararası Hac Kurulu kararıyla Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Hac ve Umre organizasyonu yapması üç yıl süreyle yasaklanan, TÜRSAB talebi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın seyahat acenteliği belgesi iptal edilen İkbal Turizm olayının turizmgazetesi’nde haber olması üzerine, amiyane deyimle ortalık karıştı.

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Demokrasi bazı kesimlerce mükemmel bir rejim olarak kabul edilmiyor. 
 
Ne var ki, insanoğlu henüz daha iyi bir yönetim biçimini de bulabilmiş değil.  Ancak farklı görüşlerde olanların benimsedikleri bir ortak payda var.
 
Örneğin seçilmek tek başına “o” yönetimin demokratlığını kanıtlamaya yetmiyor. Yetki paylaşmak, temsil ettiği kitleyi sürekli bilgilendirmek, katılımcılığı teşvik etmek veen önemlisi açıklık ilkeleri;  “Demokratlığın” olmazsa olmazlarından. 
 
Yetki kullanmak yerine, sorumluluğu sorgulanmayacağına inanılan bir takım yerlere atmak da,  yönetimlerin demokrasinin kurallarından uzaklaşmalarına kanıt gösteriliyor.
Yazar - SEHA AKSÜ
Türkiye’nin ve Anadolu’nun tanınmadığını iddia edenler bilmelidirler ki yaşadığımız topraklar bütün dünya  ve özellikle de Hıristiyan âlemi tarafından çok iyi tanınmaktadır. 
 
Aziz Paul gibi Hıristiyanlık âleminin en önemli kişiliği hatta organizatörü hemşerimiz olup bugünkü Tarsus’tan gelmektedir. 
İlk Kiliselerin yanında özellikle evangelistler için çok önemli olan yedi kiliseler de batı Anadolu’dadır. 
 
Dahası İ.S. 2. yy.’ da ortaya çıkan bir Hıristiyanlık geleneğine göre Efesli Yohanna (St. Jean Thelogos) aynı zamanda İsa’nın havarisi, İncil’in ve Apokalypse’nin de yazarı idi. 

Yazar - METEHAN PEKÖZ
İstanbul'a tek gemi gelmemesinin nedeni yanaşacak liman olmaması değil.
 
Eskiden limanda yer olmadığında gemiler  Dolmabahçe önüne demir atarlar ve yolcular Dolmabahçe meydanına teknelerle alınır ve tura çıkarlardı.  
 
İstanbul’a kruvaziyer gemi  gelmemesinin tek nedeni yanaşacak liman olmaması değil. eskiden limanda yer olmadığında gemiler 
Dolmabahce önüne demir atarlar ve yolcular Dolmabahçe meydanına teknelerle alınır ve tura çıkarlardı.  
 
Yani gemiler isteselerdi gelirdi.
 
Gelmemesinin asil nedeni  İstanbul’un yeterli bir güvenliğe kavuşmadığı gerekçesi ile sigorta kuruluşlarının İstanbul limanının riskli bulmaları nedeniyle gemi ve yolcularını sigorta etmemeleri.

Yazar - YAVUZ ATAÇ
Gerçi tam olarak ne söylemek istediği anlaşılmadı ama turizmde kriz bize şunu öğretti diye başlayarak, “artık kimse yumurtaları aynı sepete koymayacak” dedi. Kafasını öne eğdi mi hatırlamıyorum fakat yüzünde bir tebessüm bana bakıyordu. “Doğrudur” dedim.
 
Antalya’nın ocak-ekim verilerini 2015 yılı ile karşılaştırınca ortaya şu çıkıyor. İsveç, Norveç, Finlandiya, Fransa, İsviçre, Avusturya, Belçika ve Hollanda pazarlarında oluşan kayıplarımızı Rusya’dan yapmış olduğumuz artış ile kapatmışız..

Yazar - ALTAN YALIM
Kayak sporu, kişilerin her yıl artan oranlarda ilgisini çekiyor. Ancak bu keyifli sporu, güvenli bir şekilde yapmazsak, maalesef çok ciddi sonuçlara katlanılması gerekebilir. Eğlenmek ve bazen sınırlarımızı zorlamamız keyiflidir, ama sağlığımızı korumamız ilk hedefimiz olmalıdır. Çünkü kayak kazaları, hafif burkulmadan kırığa kadar uzanan değişik şiddetlerde meydana geliyor. 
 
Kayak kazaları ve sakatlıklarından korunmanın basit önlemleri var

 
 
 
 
 
Yazar - FEHMİ KÖFTEOGLU
Doğru bilinen yanlışlardan biri de turizmde yıllardır kullanılıyor.
 
Otellerin yerli müşteriye pahalı yabancıya ucuz fiyat verdiği iddiası yeniden gündemde.
 
Bu, gazeteci için ilginç bir haber olabilir.
 
Peki bunu iç turizmde pazarın yüzde 70’ine hakim, sahibi de Kültür ve Turizm Bakanı olan bir firmanın yöneticisi neye dayanarak, neden, nasıl söyler.
 
Öyle ki aynı konuda firmanın sahibi olan, bakan makamında oturan kişi tam tersini söylüyor.
 
Bakanın sahibi olduğu Ets Tur’un Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Suat Özbek, düzenlediği basın toplantısında; "Bu yıl otel fiyatlarında döviz kurundan bağımsız olarak ilerleyen bir artış söz konusu” dedi.

Yazar - SEHA AKSÜ
En sevdiğim balıklarından biri olan istavrit (trachuridae),  yüzeye yakın olarak yüzdüğünden amatör balıkçılar tarafından çapari ile oldukça kolay avlanır.
 
Özellikle Marmara bölgesinin en sevilen balıklarından biridir ve özellikle tavası çok lezzetlidir.
 
Ayıklanıp yıkanan istavritler mısır ununa bulanarak önceden sıvı yağ konularak ısıtılmış tavaya atılır ve çok kurumayacak şekilde kızartılır. Kızaran istavritler tek tek alınarak vizesiz Yunan Adaları, Norveç Fiyortları, Volga Turu, Maldivler, Sri Lanka, Baltık
Şehirleri turlarının üzerine nazikçe yerleştirilir. Biraz büyük olanları kurvaziyer gemisinin üstüne verevine yatırılır. Burası dolduktan sonra ikinci tava istavritler yine özenle Titatinic otelin, Lykia World otelinin, Club Paradisonun, Hilton Dalaman otelinin, Letonya ve

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Doğrusunu isterseniz bakanlığın son dönemdeki açıklamalarına ilişkin eleştirilerin yeterli olduğunu düşünüyor, daha fazla yazmak istemiyordum.
 
Erken rezervasyon kampanyası reklamlarına, toplanan kaynakların güvencelerine, tüketiciyi kandıran yüzde bilmem kaç indirim masallarına, rekabet yasası uyarınca mutlaka izlenmesi gereken aşırı yüksek pazar payına, gizli bir anlaşmayla Yunanistan’a terk edildiği anlaşılan Ege Adalarında, aceleyle yapılan otelleri hemen programına alan operatörün en büyük hisselerinin görevdeki Sayın Bakana ait olmasına..

 
 
 
 
 
Yazar - BAHATTİN YÜCEL
Sektöre kaynak sağlamak için kurulacağı açıklanan, “Turizmi Geliştirme ve Destekleme” amaçlı fon üzerindeki tartışmalar sürüyor.
 
Her ne kadar Sayın Bakanın çabuk sonuç almak için –belki de mesleki alışkanlığından kaynaklanan- aceleci tavırlarına uygun düşmese de, ileride doğabilecek bir takım sakıncalar konusunda uyarılarda bulunmanın, doğru bir yaklaşım olacağı çok açık.
 
Sektördeki meslek kuruluşlarımızın değerli yöneticilerinin yeterli  uyarılarda bulunduklarına ilişkin ortada bir işaret olmayışı da hayli ilginç. Bu fon konusunda sektörle ilgilenen herkesin, düşüncelerini dile getirmeleri bir tür engel değil, destek olarak algılanmalıdır.