Erkan Yagci2016 yılının ilk günlerinde Rusya hükümetinin aldığı Türk tur operatörlerinin lisanslarının iptal haberi ile turizm sektörü bir yeni bir olumsuzlukla daha yeni yıla girdi.
Maalesef biraz durulmasını beklediğimiz olumsuz gelişmeler, her geçen gün yerini yeni haberlerle durumu farklı boyutlara taşımaktadır.
Daha önce yaptığımız  “ var olan kriz, sektörü aşan boyuttadır” tespiti, son dönemdeki gelişmeler ile kendini kanıtlamaktadır.
Bu durumda ortada derin bir sessizlik ve bekleyiş hakim olmaktadır. Bir anda her şey çözülüp, Rusya pazarı eski haline gelecek
umudu mu var? 
Bir sürpriz gelişme mi bekleniyor?
Gerçekçi olmak lazım. Hakikatleri görmemiz gerekir.


 
Rusya’da yaşanan ekonomik kriz ve düşen petrol fiyatları Rusya’nın iç dinamiklerini nasıl etkileyecekti?  Rusya’nın turizm sektörüne bakışını değiştirecek miydi? Bunları da değerlendirmek lazım.
 
Rusya’nın Mısır’da düşürülen uçağı ile sınırımızda düşen Rusya uçağı, Rus turistlerin en fazla tercih ettikleri ilk iki ülke olan Türkiye ve Mısır ile ilişkilerini nasıl etkileyecek?
 
Rusya’dan bu ülkelere giden turist hareketini ve yapısını nasıl değiştirecek?
 
Var olan paradigma değişik, yeni bir model mi ortaya çıkaracak?
 
Bunların hepsini önümüzdeki aylarda oluşacak gelişmelerle,  ne olduğunu daha net anlamamızı sağlayacak. Fakat şunu görmemiz gerekiyor:
 
Türkiye turizm sektörü yeni bir döneme girmiştir. Acilen ve mutlaka Türkiye Turizm Stratejisini ve Politikasını yeniden ele almalıyız, yeniden oluşturmalıyız.
 
Turizm sektöründeki kayıpları azaltmak istiyorsak bir an önce harekete geçilmelidir. Konu sadece turist sayısı ve turizm geliri değildir.
 
Konu yılların emeği ile oluşmuş, dünyanın 6’ıncı turist ağırlayan ülke konumuna gelmiş, yatırım büyüklüğü ve çarpan etkisi ile katma değer sağladığı ve 50’yi aşkın sektörü besleyen bir sektörün geleceğinin şekillendiği bir döneme girilmiştir.
 
Bu dönemin çok detaylı analiz edilerek sektörün girmiş olduğu durumun olumsuzluklarını en aza indirip, sürdürülebilir bir yapının oluşması için stratejilerin belirlenmesi lazım.
 
Rakip ülkelerin başarılarını değil de Türkiye turizminin başarılarını duymak istiyorsak bir an önce önlem almalıyız. Aksi halde çok geç kalabiliriz.
 
Var olan olumsuzluk sadece Rusya pazarı ile sınırlı kalmayabilir, Avrupa pazarını ve diğer tüm pazarları da yakın takip etmemiz gerekir.
 
Özellikle Almanya ve İngiltere pazarını çok yakın takip etmemiz gerekmektedir.
 
Aslında her bir pazarın tek tek incelenip, hedefler konularak takibi ve gelişimi gözlenmelidir. Ancak böyle bir disiplin ve yakın çalışma ile yaşadığımız olumsuzlukların etkilerini en aza indirebiliriz.
 
Bu durumu sağlayacak olan yapı da kamu ve özel sektör işbirliği modelidir. Bu son derece mühimdir.
 
Özetle; yarın çok geç olmadan harekete geçmeliyiz.

 

 ( t u r i z m g a z e t e s i . c o m )