Emin Demir

Bakan Numan Kurtulmuş söyleyinceye kadar kimse dillendiremedi.

Ne zaman bakan Kurtulmuş, ‘’Türkiye’nin önümüzdeki hedefi 30 milyon turist ve 30 milyar Dolar turizm geliridir’’ dedi.

‘’2023 yılı hedefi 50 milyon turist ve 50 milyar Dolar turizm geliri’’ diyenlerinde çark etmesine neden oldu.

Aklın yolu birdir. Türkiye’nin 2023 yılında yaşanan bu kriz ortamlarından dolayı 50 milyon turist hedefine ulaşması hayaldi.

Eğer Avrupa ile siyasi kriz yaşanmasıyla, Rusya ile uçak krizi yaşanmasaydı, terör olayları olmasaydı ve Doğu bölgemizin sınırlarında savaş çıkmasaydı Türkiye 2023 yılı hedeflerini tutturur ve hatta geçebilirdi.

Ancak yaşanan gelişmelerin ardından hala aynı hedefte ısrar etmek yanlıştı ve bu yanlıştan geri dönüldü.

Bakan Kurtulmuş bu hedefe sonunda ulaşacaklarını ama bunun için nitelikli, daha çok para harcanan turizm alanlarının artırılması gerektiğine vurgu yapmış.

Bu da doğru. Türkiye ve özellikle Ege ve Akdeniz bölgesi deniz, kum ve güneş üçgeninde turizm yapıyordu.

Bu turizm çeşidiyle daha fazla turist çekmek ve daha fazla para kazanmakta hayal.

Bakan Kurtulmuş, hedeflerinin dünya nüfusunun yarısını oluşturan Çin, Hindistan, Güney Kore ve Japonya gibi ülkeler olduğunu belirtmiş.

Bu ülkelerin nüfusuna baktığımızda Türkiye’ye bu ülkelerden gelen turist sayısının denizden bir kova su alınması kadardır.

Bu bir gerçek. Bu ülkeler daha çok Amerika’yı ziyaret ediyorlar. Avrupa’yı tercih edenlerin sayısı da çok değil.

Yani Türkiye’de bir Avrupa ülkesi olduğu için bu konuda çok iyimser olmamak gerekir.

Gerçi Avrupa’yı ziyaret edenlerin rotasını Türkiye’ye çevirebilirsek bu bile bize yeter de artar bile.

O zaman hedeflerimizi tutturabilir hatta aşabiliriz.

Ancak bunun içinde yapılacak çok iş var. Kültürel değerlerimizi her şeyden önce ön plana çıkarmalıyız.

Çünkü Uzak Doğulu turist deniz, kum ve güneşten çok kültürel zenginliklere önem veriyor.

Türkiye kültürel zenginliği bol olan ve yabancıların ilgisini çekebilen bir ülke.

Bir de Uzak Doğu’dan gelecek turistleri buraya yaşıyacak geniş gövdeli uçakların çok sayıda olması lazım.

Bu uçaklar tarifeli fiyatlarla uçarlarsa turisti çekebilmemiz yine hayal olur.

Bu başarılabilir. Antalya’ya 165 ülkeden misafir gelebiliyor. Bazı ülkelerden çok az sayıda bile olsa geliyorlar.

İşi doğru yaparsak dünyanın her yerinden turistleri çekebiliriz.

Müşteri olursa ulaşım gibi sorunlarda çözülür. Çünkü paranın olduğu her yerde sorunlar aşılır.

Ama bunun için her şeyden önce istikrar lazım. Huzur lazım. Güvenli bir ortam lazım.

Bunlar sağlanırsa Avrupalı turisti yeniden kazanır, Rusya’dan da daha fazla turisti ağırlar, Uzak Doğulu turisti de çekebiliriz.

Hatta ABD, Kanada, Brezilya, Arjantin gibi ülkelerden de çok sayıda turist gelir.

Ama bunun sırrı huzurlu bir ortamdır. Gerilimden uzak durulan bir ortamdır…
 

 

 

 ( t u r i z m g a z e t e s i . c o m )