Ülkeye turist akını var. Turizm başat sektör haline geldi. ABD ile uçak seferleri başladı. Yarım saat uzaklıktaki Miami yoğun talep görüyor. Vize çok kolay alınabiliyor. Türk vatandaşı bir saatte Küba vizesini alabiliyor....
 
Onur Dinçer,  son dönemin her alanda hızlı bir değişim yaşayan Küba'ya yaptığı geziye ilişkin gözlemlerkini aktardrığı milliyet Gazetesi'ndeki yazıda  UNESCO'nun yaptığı araştırmaya göre Küba'nın dünyada en çok görülmek istenen ülke.olduğuna işaret ederek şunları söylüyor:
 
Renkli yaşantısı, Afrika ritimleriyle Latin ezgilerini buluşturan kıvrak müziği, 
meşhur puroları, harika deniziyle bu sonucun ortaya çıkması şaşırtıcı olmasa gerek.
 
Bir de tüm dünyayı şaşırtan ve ülkeyi farklı bir yaşam alışkanlığına sokan 1959'daki devrimi de unutmamak lazım. 
Kimsenin sermaye biriktirecek bir zenginliğe erişemediği, belli ekonomik sıkıntılar yaşanmakla birlikte kimsenin yoksul da olmadığı yaşam biçimiyle dünyanın karşısına farklı bir modelle dikilen ülke, en önemli değişimlerini ise son bir kaç yılda geçiriyor.
Efsane lideri Fidel Castro'nun başkanlığı, bırakmasıyla başlayan değişimler, bir yandan devrimin kazammlannı koruyup, diğer yandan değişen dünyaya uyum sağlama kaygısını beraberinde getiriyor. 
 
Değişim sancısının vuku bulduğu iki başat alan turizm ve internet. 
 
Değişmesi gerekliliği, içinde bulunulan çağın gerçeğinden kaynaklanıyor. 
 
Sancı kısmı ise, sosyalizme zarar verebilme ihtimalinden. 
 
Barınma, yeme-içme, eğitim ve sağlığa para ödemeyen Küba hallanın ne var ki cebinde fazla parası yok. Küba'ya gittiğinizde, başka bir meslek erbabını bir yandan da taksi şoförlüğü yaparken bulabilirsiniz. 
 
Bir tiyatro senaristini evini-odasını kiralarken görmeniz olası. 
 
Evler ikiye ayrılıyor 
 
Diğer yandan dünyadaki gelişmelerin de merakı içindeler. 
 
Ülkede turizmden nemalanan insanların, daha üst bir gelir sınıfına dahil olmaya başlamaları tehlikesinin, sisteme bir tehdit oluşturduğu aşikar. 
 
Tabii turizm yeni yaşam alışkanlıkları empoze etmesiyle meşhurdur. 
 
İnternet de öyle . 
 
Küba'da evlerde hala internet yok. 
 
Yalnızca belli kamusal alanlarda internet erişimi var. 
 
Her şeye rağmen değişimin uzağında kalmayan ve bunu kontrollü şekilde yürüten Karayipler ülkesi, yakında çok daha büyük yapısal değişikliklere hazırlanıyor. 
 
Küba halkı şimdi, içerisinde eşcinsel evliliği de barındıran bir çok önemli anayasal değişikliği oylamak üzere sandığa gitmeye hazırlanıyor. 
 
Devrim ülkesi Küba, kendi içinde yeni devrimlere bu kez birden değil; 'kontrollü' bir şekilde göz kırpıyor. 
 
Ülkedeki konutlar ikiye ayrılıyor. Bir kısmı sadece Kübalılara kiralanabilirken, bir kısmının yabancılara kiralanmasının onayı verilmiş. 
 
Hangi evin hangi kesimce kiralanabileceği girişindeki tabeladan belli oluyor. 
 
Turuncu çapa simgesi olanlar sadece Kübalılara, mavi çapası olanlar (Casa particular) yabancılara kiralanıyor.
 
Reklam yok, Che var! 
 
Che Guevara ülkenin en önemli motifi... 
 
Devrimin önde gelen isimlerinden olan Arjantinli devrimcinin görsellerine her yerde rastlamak ' mümkün. 
 
Reklam panosu göremiyorsunuz. 
 
Bilboardlar mevcut ancak Che resimleri ya da devrimle ilgili sloganlar var üzerlerinde... 
 
Efsane lider Fidel Castro'nun hayatını kaybetmiş olmasına rağmen ülkenin hiçbir yerinde heykeline rastlamamak ise insanı biraz şaşırtıyor. 
 
Bu konuda kendisinin vasiyeti doğrultusunda ne heykeli dikilmiş ne de ismi caddelere verilmiş. 
 
Fidel’in ardından gelen değişimler 
 
Ülkeye turist akını var. 
 
Turizm başat sektör haline geldi. 
 
ABD ile uçak seferleri başladı. Yarım saat uzaklıktaki Miami yoğun talep görüyor. 
 
Vize çok kolay alınabiliyor. Örneğin bir Türk vatandaşı Küba Konsolosluğu ile anlaşmalı acentelere gittiğinde anında vizesini alabiliyor. 
 
Uluslararası markaların mağazalarını, Habana Vieja olarak adlandırılan Eski Havana'da bulmak mümkün. 
özel mülkiyet edinebilme hakkı getirildi, evlerin turistlere kiralanması yaygınlaştırıldı. 
 
Küba kendi vatandaşlarının yurtdışına çıkışı önündeki zorlukları kaldırdı. 
 
Şişe sıkıntısı var puro karaborsa 
 
Küba'nın geleneksel içkisi Rom'un, sudan daha ucuz olduğu söylenebilir. 
 
Meşe fıçılarda içkinin satıldığı ara sokaklardaki bakkaliyelerde bir şişe romu sadece 0.75 CUC (4 TL) karşılığında almak mümkün. 
 
Sizden sadece boş bir şişe getirmenizi istiyorlar çünkü o konuda biraz lojistik sıkıntı var. 
 
Kübalıların bir kısmı kullansa da, ülkede çeşmeden su içmek, alışık olmayanlar için pek mümkün değil. 
5 litrelik damacana su markette 2 CUC'a (10 TL) satılıyor. 
Tütün mamülleri, Küba'da da pahalı. 
 
Meşhur purolar tanesi 9 CUC'a satılıyor. 
 
Bu markanın 25'li paketini bir Kübalı, 50 CUC)a bana satmak istedi. 
 
Neden ucuz olduğunu sorduğumda, ablasının puro ' fabrikasında çalıştığını ve kendisinin bizzat oradan temin ettiği yanıtını verdi. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )