Denizbank Finansal Hizmetler Grubu CEO'su Hakan Ateş, 8. Resort Turizm Kongresi'nde turizmcilere ekonomik gelişmeleri anlattı.
 
Denizbank Finansal Hizmetler Grubu CEO’su Hakan Ateş, 8. Resort Turizm Kongresi’nde yaptığı konuşmada dünya ekonomisinin büyüme trendinde olduğunu belirterek, kriz sonrası 2018’de yeniden büyüme başladığını kaydetti.
 
İşsizliğin azalarak Avrupa ve ABD’de enflasyonun azaldığını söyleyen Ateş, bunun yansıması olarak politika faiz oranlarının hafif yükselişe geçtiğini belirtti. Düşük faiz ortamında yapıcı enflasyonu da sağlayarak dünyanın büyüme trendine girdiğini kaydeden Ateş, gelişmekte olan ülkelerin sermaye cezp etmeye devam ettiğini ifade etti. 
 
Bu tabloda yabancı sermaye girişinde 70 milyarları gören Türkiye’nin bugün bu rakamda 13 milyar dolara kadar gerildiğine dikkat çeken Ateş, sermaye girişine ihtiyacı olan bir ülke olarak Türkiye’nin bunu düzeltmesi gerektiğinin altını çizdi. Ateş, özellikle ABD ile ilişkilerin düzelmeye başlamasına paralel olarak düşme eğilimine giren dövizle birlikte enflasyonun da düşmesini beklediğini sözlerine ekledi. 
 
Türkiye’de genel olarak bütün sektörlerde açık pozisyonlarının yüksek olduğuna işaret eden Ateş, bununla birlikte turizmin bütün olumsuzluklara rağmen ayakta duran ve yükselen sektörlerden biri olduğunu vurguladı. 
 
Türkiye’nin turist sayısında toparlanıp geliştiğini ifade eden Ateş, 40 milyon civarında turist sayısı ile altıncılık ile sekizincilik arasında bir banda oturduğunu, buna karşılık turizm gelirinde ise düşüş yaşanarak Hindistan’ın da gerisine düşen Türkiye’nin 30 milyar dolar gelirle 13’üncü sırada yer aldığını kaydetti.
 
Bu noktada yüksek harcama yapan ülke turistlerine yönelmenin önemine değinen Ateş, öncellikle Çin başta olmak üzere Asya pazarındaki ülkelerden gelen turistlerin çekilmesi gerektiğine işaret etti. 2 bin doların üzerinde harcayan Çinli turistlerin 8 bin km mesafedeki Avrupa’ya gittiğine, Türkiye’nin ise 7 bin km mesafede olduğuna dikkat çeken Ateş, Türkiye’ye de gelebileceklerini söyledi. 
 
Ateş, turizm sektöründe uzun vadede dikkat edilmesi gereken gelişme ve tehditleri ise; yaşlı nüfusun artması, Y ve Z kuşaklarının farklı talepleri, paylaşım ekonomisi, Asya’daki bütçe otelleri artışının yarattığı tehdit, yeni turizm destinasyonları ve en önemlisi dijital pazarlamadaki gelişmeler olarak sıraladı. 
 
Turizm sektörünün en önemli sıkıntılarından birinin tahsis süreleri olduğuna işaret eden Ateş, 2018’de tam yeniden yükselişe geçmişken, süresi kısalan tahsis sürelerinin turizmciyi düşündürdüğünü ifade etti. Bunun sağlanacak krediler ve bu kredilerin süreleri açısından bankacılar olarak kendilerini de ilgilendirdiğini belirten Ateş, bakanlık ve hükümetin tahsis süreleri ile ilgili atacağı adımların hem bankacıları hem de turizmcileri rahatlatacağına parmak bastı. Ateş, “Hükümet bu noktada bir garanti verecek mekanizma getirirse bankalar da bunları önden finanse edebilir” dedi. 
 
Eximbank’ın turizme ayrı bir svot açıp buraya olan finansmanını artırması gerektiğinin altını çizen Ateş, “Bu bir kaynak sorunudur. Exim kaynak bulacak ki bizlere versin” şeklinde konuştu. 
 
Turizme milli bir bakış açısıyla bir misyon olarak yaklaştıklarını vurgulayan Hakan Ateş, turizmin tüm dünyada desteklenen bir sektör olduğunu ve politik tansiyonun düşmesi ile başta Dünya Bankası olmak üzere turizme dışarıdan kredi kaynakları bulmanın kolaylaşacağını kaydetti. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

( t  u  r  i  z  m  g  a  z  e  t  e  s  i  .  c  o  m )